Konvansiyonel Şiir Kitabı Biçimi ile Nereye Kadar?

2. Şubat 2005 - 15:53 - serkan ışın

İster dizeli, ister dizesiz, ister sözlü, ister yazılı, ister mecralar arası ve ister tamamen bir boşluk olarak şiir, biçiminden aşırı rahatsız olmuş gibi duruyor. Kitapçılarda, raflarda bekliyor. Bir bomba gibi dingin duruyor, fakat saatı geçmiş bir bomba olma ihtimali yüksek. Şiir, etkisini kaybediyor çünkü birileri -yayın enüstrisi, sinai yayıncılık, endüstriyel tipografi, köşedeki dağıtıcı vb.- onu ehlileştirmek, tektipleştirmek ve çoğaltmak için tek bir kıyafet giymesini istiyor. Şiirin seri üretimine dur de!

Şairin Foto-Romanı

3. Ocak 2010 - 20:51 - derya vural

Şiirin, Siyasal (olan) ile giriştiği ilişki, bizim kültürümüzde aşamalı olarak şiiri çoğunluktan yana kılma işidir. Çoğunlukla şair, bizde, her modern şair gibi, Hiçlikle girdiği o katrankara zift doğasının farkındadır {{dil, irreel olana yetmez}}. Yersiz yurtsuzlaşma, göçebelik, kılavuzsuzluk, ipini koparma => aşkınlık ve sonunda da Dil tarafından evirilip, çevrilemeyecek bir kıyıya ulaşamama hali. Gerçeği köpürten şeydir Dil. Böylelikle ve çoğunlukla anlamsız olan ile tartılmaya alışılmış her skandal, şairin elinde "tanıdık/aşikar" bandına çekilir. Tanıdık, aşikar bandı, şairin Sirenidir. Kayma:// köpüğün, köpürmenin ve sonra da sönümlenmenin üzerinde kalma hali.

Plath'ın sergisi

Londra'da Mayor Galeri'de kasımda [w:Sylvia Plath]'ın görselleri sergilenecek, yarın, 29 ekimde de Plath ve Hughes çiftinin kızları Freida Hughes, Plath'ın şiirleri ve çizimleri hakkında bir konuşma yapacakmış. Bu sergi ve konuşmanın öncesinde Guardian'da Freida Hughes'a ait kısa bir yazı yayınlandı.

edu büdü

Görsel şiirin kurumsallaşmaya karşı bir yapı olduğu açık. Yapı sözcüğü bile görsel şiirle aynı cümle içinde kullanıldığında sırıtıyor aslında. Buradan hareketle,Türkiye'de görsel şiire akademinin fazla ilgi göstermemesi özellikle de yazılı ve görsel medyada bol bol gördüğümüz akademisyenlerin ilgi göstermiyor oluşu beni hiç rahatsız etmedi, hatta memnun etti. Aksi olsaydı belki huzursuz olabilirdim.

Peki 50.000 yıl sonraya kim kalır?

Ay’a kadar gitmeyi soran biri çıktı, en azından. En azından diyorum çünkü şiirin bildiğimiz anlamı ile bir nevi iletişim sistemi olarak bunca Dil muhabbetinden sonra, İnsan ve Dünya dışında bir canlı türü ile -ki çoğu insanda bile çuvallıyor- iki satır galaksi muhabbeti yapmaya ne kadar elverişli olacağını merak ediyor insan. NASA, tüm insanlık adına, bu arayışı -illa orada birileri var ya- tıpkı bir şair gibi düşünmüş, fakat bildiğimiz bir şair gibi davranmamış. Mesajın orada birine ulaşması ne kadar sürer bilinmez, fakat en yakın yerleşim birimi olan M-13 yıldız kümesine ulaşması 50.000 yıl sonra olacak.