Serkan Işın
Baki Ayhan T. Soylu Yenilikçi Şiir manifesto ve kitabında "biçim" ve "dil" konusunda şiire "dize"lerin kaynaşması hatta dize süper-pozisyonu olarak bakıyor. Dizeyi şiirde modernler yeniden tanımladılar ama bu tanımlayış "şiir için anlamlı tek birim olarak dize" şeklinde olmadı(1). Sadece eskilerin ölçü deliliğine karşı modernler nefesin değil yazının, yazı alanının imkanlarını ve ekonomisini kullanmayı tercih ettiler. Örneğin dize tek satır değil, soyut bir ölçü birimi olarak birkaç satıra hatta şiirin tamamına yayıldı. Burada dizenin ne olduğu elbette biçimle ilişkisi açısından yeniden tanımlanıyordu. Yazının imkanları geliştikçe de dize her daim konvansiyonel bir birim olarak şiirin hizmetinde olacaktır, bundan şüphemiz yok (2). Fakat yine de şiirin, dize / kelime arasındaki ilişkisinin matematiğinde yatıyor olması saçmadır. Dize, madem özgürlüğüne kavuşturulmuştur, o zaman neden onu bir mecra olarak kabul etmeyelim. Yani dize, içine x kadar öğenin sığdığı ve bu öğelerin sıralanış biçimini kayıt altına alan geçici y’ler olmasın? Uzaktan bakıldığında tüm şiirler aynı şekilde görünürler, az çok. Bunu sağlayan dizedir, ya da dizenin hacmıdır.