Günbatımı Kanyonunda Yalnız Bir Imgelem Ağacı

Birincil sekmeler

Duman duman tükenen bu güne yalnız seni görmek için direndim köksüz bir ruh ve denize özgü o yalnızlıkla günbatımına kadar ve şimdi içime kabaran tatlı bir hüzün batan günün çarptığı ilk camdan yansıyan ışıklar gibi tedirgin.

Boğazıma takılan o saçma hıçkırıkla birden o yansıyan kızıl ışıklarla şaşkın tepelere ulaştım ve geçmiş güne baktım tedirgin bu ruh sessizliğinden irkilerek yana yana sular geri çağırıyordu güneşi ne büyük ve ölümsüz bir aşkın çağırışıymış bu.

Bu sonsuzluk kızıllığının altında içimde hâlâ derin bir karanlık korkusu var ya yarın bu güneş her şeyin bambaşka olduğu bir zamana uyanırsa ayıp olur mu ki o zaman o koskocaman masum gözleri sevmek yeniden.

Ya da deniz tutulmasının başlamasıyla eski sokaklar gibi keşmekeş olursa ruhum güneşe tutulmuş ay gibi avare dolanırsa karanlıklarda ve elveda dersem daha doyamadan sabaha işte budur en kalbi huzursuzluğum.

Yüreğimin tam ortasında öylesine büyük bir yorgunluk var ki...

Enver levent Batur
Oy