Dergine sahip çık!

Ama hangisine?

Derviş Şentekin bugünkü Radikal Kitapta köşesinde bu başlıkla bir yazı yazmış. Gençliğinin ilk göz ağrısı dergilerinden söz ediyor: varlık, adam sanat, yaba, milliyet sanat, yarın, gökyüzü, gergedan argos... virgül'ün kapanışı için "dün, dünle gitti cancağızım" diyor... kalanları koruyalım hiç olmazsa...

yarın ve gökyüzü, yaba... şentekin'in kişisel yolculuğundan gelen dergiler belli ki… zaten ilk ikisi ağırlıklı siyasi dergiler... yaba da uzun yıllardır çıkan etkisiz/sessiz dergilerden... hani bunlar merkeze uzak dergilerdir zaten diğerlerine nazaran...

Taşra Niye Masum? (Masum mu?)

“Taşrada çıkıyor olmak kirlenmemiş olmak gibi bir ayrıcalık sunmuştu Kırağı’ya”

Kırağı ilk sayısını Mart-Nisan 1994’te çıkardı. Osmaniye’den yayınlanan bir dergi olarak 90’ların ortasındaki şiir-edebiyat ortamı size göre nasıl görünüyordu ve Kırağı bu ortama hangi gerekçelerle girmişti?

poet köşesi

BirGün de uzun bir aradan sonra yeniden kitap eki vermeye başladı. 15 günde bir.. zor bir periyot...

İlki "kürt dosyası", ikincisi "ekim devrmi" dosyası ile çıktı. Üçüncüsünü de "levi-strauss" dosyası olarak duyurmuşlardı. Ama "Erken Cumhuriyet" dosyası olarak geldi.

Bu arada bu sayıyla birlikte bir de "POET" köşesi yapmışlar. Bir de şiir yayımlamışlar... Şair veya şiir filan değil de köşenin adının "POET" olması ilginç olmuş tabii...

Dergi İstatistikleri..

3186 dergi çıkıyor memleketimizde, resmi kayıtlara göre. Toparlakça 4000 (fanzin şu bu da dahil) diyelim. 4000 süreli yayından bahsediyoruz ve elbette bunlara edebiyat dergileri de dahil. 70 küsür milyon insan, 20 milyon küsür genç insan var bu ülkede. Toplam tiraj ne olursa olsun, yetmez! Yetmez!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'nun verilerine göre yerel, bölgesel ve yaygın basın olarak 5 bin 665 gazete ve dergi yayınlanıyor.

Bugünün şiiri Allah’ı anmıyor

Yedi İklim’de yayımladığı şiirlerin yanında polemik ve poetik yazılar da kaleme alan Zafer Acar derginin son sayısında günümüzde Müslüman şairlerin şiirinden yola çıkarak onların Allah lafzını şiirlerinde kullanmadıkları tespitinde bulunuyor. Bunu yaparken de inançsız kesimin yazdığı şiirden, Cumhuriyet’in getirdiği laiklik ideolojisinden,Tanzimat’la beraber ortaya çıkan din karşıtı aydın tipinden bahsediyor.

ŞİMDİ DE ŞAİRLER ŞİİRİ TALAN EDİYOR

Bilirsiniz sanat imgelerle çalışır.

Şimdi artık piyasa da imgelerle çalışıyor. İnsanlara pantolon, gömlek ya da saat satılmıyor da onların çağrıştırdıkları, mesela özgürlük, dik başlılık, idealizm ve hatta başkaldırı satılıyor. Alıcılar kendilerini piyasanın yarattığı imgeler doğrultusunda tanımlıyor ve o doğrultuda düşünüp davranmaya başlıyorlar. Bütün markalar kendilerine özgü imajlar geliştirme peşinde. Piyasanın en önemli kaygılarından biri bu.

"şiir hatlarında süreklilik geçerli"

....resim ve heykel, modernitenin son ifade alanları olarak, gitgide daralan bir eylem bölgesi içinde sıkışmış durumdalar: Kişisel serüvenler devam ediyor da atılım ya da dönüşüm beklenmiyor orada.

"Neden herkes şair?"

Aşkar dergisinin 11. sayısında Tuba Deniz’in şair-eleştirmen Mehmet Can Doğan’la gerçekleştirdiği söyleşi kapsamında:

Türkiye'nin Dergileri

Zaman zaman dergilerle ilgili konuşuluyor. Genel bir memnuniyetsizlik de seziliyor aslında ama sonbaharla birlikte bir şey oldu dergilere galiba.. Daha doğrusu artık bazı şeyler ayyuka çıktı sanırım. Kasım ayı dergilerinden özellikle seçilmiş bazı alıntılar. Her biri ayrı ayrı kendi bulunduğu tepeye bayrak diken dergiler, giriş yazıları.. Eleştirirken kullandığımız dil için filan iyi örnekler... Bunlar en bariz olanlar. Hece'de bir eleştiri dosyası, Fayrap'ta doğumgünü kutlaması ve Karagöz'de kapalı bir eğri çizen bir 90'lar dosyası da bu ay gösterimde...