Siteden tam randıman almak istiyorsanız, lütfen üye olunuz >>


Ece Ayhan


EDEBİYAT EĞİTİMİ: “BAK KUŞ” EĞİTİMİ - “Ne yani çocuklar hiç gülmeyecekler mi?” - Önder Devrim AKSAKAL

Varlık, Kasım 2007'de yayınlanmıştır, Ömer Devrim Aksakal'ın izni ile burada yer almaktadır.

1.Giriş

YABANCI DİL, ÖTEKİ DİL / MADDE ŞİİR VE BAŞKA ŞİİR

Bülent Keçeli

-şiir nedir?- yanıtıyla, derrida (iki kelimeyle mi), “bilgiden vazgeçmen ve bu noktayı unutmaksızın bunun nasıl doğru dürüst yapılacağını bilmen istenir.” derken, vazgeçilen şeyin, o güne kadar gelen -şiirsel bilgi- den başka şey olmayacağı açıktır. şiirsel bilgi, kastıyla belirli bir şablona taşınan ve sonuçta ardıl yapı içinde sabitleyen yapıdır. Bu bitişik, birbirine ulamlanan yapıyı da gösterir. Ardıl şiirsel bilgi hiçbir zaman bir limit arayışını gerektirmedi. Bunun dolayımında, “yeni bir bilgibiçim” oluştuğunu düşünen celalsoycan, “beceren” şiiri de gösteriyor. aslında, daha çok öz-biçim bitişikliği savunulan türk şiiri, bilgiyle de bitişince öze, asıl ifadesiyle “arzu”ya ihtiyaç hisseder, şiirde bilgiye ihtiyaç hangi seviyededir, önce bu düşünülerek, “bilgibiçim” kavramının gerekliliği anlaşılabilir. şiirde bilgiye ihtiyaç çok hissedilmediğinden, şiire özgü “bilmemek”, “bilmenin şiir içinde çözümü” kaotik bir yeniye veya yok’a evrilebilir, bu da asıl tartışmanın biçim olmadığını ortaya koyabilir. her halde her şey olguya dayanıyor olsa gerek, “bozma olgunluğu” da kendince bir süreç geliştiriyor. içinde bozan şair, yerleşik olamayan bilgiyi öze (arzuya) kilit olarak tutuyor. derrida’nın söylediği gibi “nasıl doğru dürüst yapılacağını” bilmek gerekse bile.

Yeni işlerden..

ilk fırsatta bağlılığımı sunacağım