ENTER: TEKNOFOBİKLER

20. Mart 2016 - 13:42 - derya önder

Bilgisayar dendiğinde delikli kart telefon dendiğinde PTT'de sıra beklemek ya da manyeto, Cep telefonu dendiğinde "olur mu öyle şey!" anlamayan kuşaklar olarak teknoloji ile alışverişimiz bizden öncekilere göre daha düzenli ve kısmen züppece. Hatta ucundan bucağından teknofilik de sayılırız.

Motive edilmiş gösterge ve deformasyon

20. Mart 2016 - 13:42 - derya önder

sepp, birkaç gün önce Radikal Denemeler isimli bir seri ekledi siteye. Bu seri ile ilgili ufak açıklamasında söyledikleri, bana motive edilmiş gösterge ile ilişkimizin bir noktadan sonra gerçekten ne kadar zor olduğunu, enerjisini bütünlemiş bir yapı ile girdiğimiz mücadelenin iletişim açısından ne kadar dirençli olabileceğini de hatırlattı.

Geçti Geçti Merak etmeyin, Yalayıp Geçti Direği

Gol mu değil mi tartışmaları, hiç bir zaman fotofiniş ile sonlanmaz. Onları sonlandıran şey, genelde, tartışma iştahımızın kaçması, kendimizden emin o rezil ideallerimizin, müzakere içinde sinüs eğrisi gibi haller alması ya da çoğu kez alakasız başka bir konu ile kesişen yolların ısrarı olabilir. Hakkında fikrimiz olmayan her konuya yenilerin kösnül dediği şekilde (kös vurgusu, sesi) dalmak kadar eğlenceli şey yok. [w:De bord] buna [w:Gösteri Toplumu]'nda (bu nereden çıktı şimdi!) 'üstün körü yargıların üstünlüğü' diyor.

"Arzulu mudur bir tank, acaba, rüyasında"

Hilmi Yavuz Zaman'da yazıyor "Oktay Rifat'ın bu iddiası, büyük olasılıkla, onun 'Perçemli Sokak'a yazdığı giriş yazısıyla ilgilidir ve bu başlıksız yazıyı Oktay Rifat, bir tür 'İkinci Yeni Manifestosu' gibi düşünmüş olmalıdır." deyip geçiyor. İddialar ya da sonradan Rifat'a vurulmaya çalışılan şamarlar düşünüldüğünde, ortada böyle bir iddia varsa bile Rifat'ın eserinde, 1945'ten 1956'ya kadar olan süreç izlendiğinde, hiç de Rifat'ın pattadanak böyle bir yazı yazmadığını görebiliriz.