Hata mesajı

Warning: theme_flickr_photo() (/home/poetikha/public_html/sites/all/modules/flickr/flickr.module dosyasının 690 satırı) içinde end() expects parameter 1 to be array, null given.

Espresso Kitap Makinesi

Birincil sekmeler

isimli bir projede nisan ayı boyunca katılmayı isteyen bütün şair ve yazarlardan e-kitapları topluyorlarmış ardından da 1 mayıs tarihinde bir günlüğüne bütün bu e-kitapları ücretsiz olarak indirmek mümkün olacakmış.

Proje yürütücüleri amaçlarını şiirin daha çok kişiye ulaşmasını sağlamak olarak açıklarken, projelerini de "çılgın" olarak niteliyorlar. Tabi, bu kadar "çılgın" ve şiir özelinde olmasa da bazı kitap makineleri de dikkat çekici. , hafızasındaki yaklaşık 400 bin kitaptan seçtiğinizi dakikalar içinde basılı hale getirebiliyor. Hatta geçen sene Google'ın da bu makineden yararlanabileceği . Nasıl işliyor diye merak edenler için bişeyler var.

Yorumlar

serkan_isin kullanıcısının resmi

Elin 'ı Vimeo'nun imkanlarını kullanmış, o kitapçı senin, bu yayıncı benim dolanmış. Koskoca TRT, 12 bin bilmem kaç çalışanı ile üç-dört şairi çalıştırıp da, şöyle dinamik bir program yapabilmiş değil. Bravo, diyorum ve rep veriyorum kendisine.

bariscetinkol kullanıcısının resmi

Türkiye'de edebiyatın ağırlığı sürekli olumlu bir şey gibidir. Türkçedeki ve aynı zamanda coğrafyadaki kültür karışımı bizde edebiyatın yaşanan bir şey olduğunu da söze ekler. Ancak bu programlardaki gibi şey henüz pek eşine Türkiye'de rastladığımız bir şey değil. Bir zamanlar Yekta Kopan bizi umutlandırmıştı, ancak genel kültürden kitaba yer kalmadı. Kalsaydı da "bunlar da kitap önerilerimiz" gibi naif ve dışta kalan bir köşe bulacaktı kendine. Yani bizde şiirin ciddi bir şey olması, televizyondayken poz vermeyi ya da duygusal yaş dökmeyi gerektirdi. Şiirdeki genel "ciddi" duruş, bozulmamış bir kapalılığı da getirdi, getirir. Ama bu kapalılık ciddi bir şeymiş gibi yapmak da, kime özgü bilmiyorum. Bu kimin ciddiliği? Ağırlık bizde nedir. vs.

Deb Slater yaptığı programlarda yemek tarifini dünyanın en önemli şeyiymiş gibi gösteren sunuculara benziyorsa da, kitap için bunu bir "yapım" halinde iyi yürütüyora benziyor. "Edebiyat" program içinde bir bölüm olsa da iyi. TRT ise hem kendisinin hem de şair-yazarların sıkıntılı sıkıcılığını birleştirip, sunucularıyla akışkanlığı bitmiş bir şey yapıyor. Uzun ve simgeselliğe kaş-göz yapan, kitabı nesneleştirirken illa başka bir şeye benzeterek düzleştiren bölüm araları ve jenerikle (görsel süperlik) Okudukça, TRT'den kaçmak isteyenlere yine önemli fırsatlar sunuyordu bir zamanlar.

Okudukça'nın uzun bir görüntüsü de yok sanırım internette.

Ülkemizde olanaklar böyle, ne bir antrenman alanı var, ne bir tesis var..

denge kullanıcısının resmi

Sepp Blatter'i getirsinler TRT'nin başına, bak o zaman kim tutuyor TRT'yi. Yanına da Şenes Erzik'i vereceksin... Keç mi if yu ken ondan sonra. O değil de nolcak bu beşiktaş'ın hali? Hı? Hayırlı mı şimdi bu gidiş? Mahfil namustur, vatandır. Ona laf eden bizi karşısında bulur. Bir dost. Ekspreso iyiymiş de bu tip şeylerin riskleri yok değil hani. Yani bana bir yerde suç ve ceza'nın 40 sayfalık çizgi romanının yapılmasından farksız geliyor. tabi bana öyle geliyor (da olabilir). Daha önce S.ışın'ın mimlediği idefix'in ekitap şeysi de vardı (Şu günlerde başlatacaklardı). Çok güzel hareketler bunnar.

serkan_isin kullanıcısının resmi

[w:Espresso Kitap Makinası] hakkında bir da açılmış. Cihazın fiyatı 97.000$ civarında imiş. PDF olarak baskısı olmayan tüm kitapları tek de olsa üretebilen bir makina, gerçekten ilginç bir hizmet olurdu.

Sayfalar