şiir olmasaydı ne olurdu?

Çok iyi!
0
O kadar iyi değil!
0

Kül Öykü, ocak 2009 sayısında ondört yaşındaki çocuklara, "şiir olmasaydı ne olurdu?" sorusunu sormuş.

Cevaplardan birkaçını seçtim:

"Şiir olmasaydı insan da olmazdı."

"Hepimiz sevimsiz kişiler olurduk. Aşık bile olamazdık. İnsanın şiir yanı aşktır. Aşksız hayat nasıl olursa, şiirsiz hayat da öyle olur."

"Şiir olmasa dünya yine varolurdu ama herkes kendini eksik hissederdi."

"Şiir olmasaydı sevgi de olmazdı, nefret de... Hepimiz birer robot gibi yaşardık."

"Şiir olmasaydı kitapçılarda şiir kitabı satılmazdı."

Okuyunca çocuklar "kocaman kocaman" şeyler yazmış da denebilir ama, sevimsiz kişiler olmak, eksik hissetmek, robot gibi yaşamak, şiir kitabının satılmaması filan derken, dilek şart kipi yerine şimdiki zaman da pekâlâ kullanılabilirmiş diye düşündüm, sahi, şiir nerde ikamet etmekte acaba..

Yorumlar

derya kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -1

‘yukarı’ dedin

14 yaşında kaç tane çocuk şiir okuyor acaba? 23 nisan, cumhuriyet bayramı ve 10 kasım konulu şiirler dışında. ha bi de televizyonda göğsü parçalanırcasına şiir okuyan bi adam var. onu izlemiş olabilirler.

böyle bir soruşturmadan ne elde etmeyi umuyorlardı ben de onu merak ettim. 8. sınıfa giden oğlumun bu yıl okuma kitaplarının arasında "aşık veysel ve hayatı" var. şiir okumaya buradan mı başlamalı 14 yaşında bir çocuk ? bu da bi soru işte.

şiir olmasaydı duygusuz robotlar olurduk demiş biri. ilginç bi saptama olmuş. görmesek de gitmesek de o köy bizim köyümüzdür. birileri şiir yazar, birileri okur ve diğerleri de robot olmaktan kurtulur.

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 3

‘yukarı’ dedin

Bu tür sorularda, şiirin sanki verili bir insan etkinliği olduğu gibi bir izlenim doğuyor. Böyle bir şey yoktur. Dil üretmek, simge sembol üretmek, iletişim vs. gibi şeyleri gösteren bir etkinlik olarak "şiir" kullanılıyor. Oysa şiir, dilin bir alt kümesidir. Bir edebiyat türü olarak "şiir" ise, olsa da olur, olmasa da olur bir türdür. Belki de gelişimini tamamladığının farkında da değildir.

Bir gün edebiyatçımız, tarihçimiz, genç dergicimiz, simge/sembol/gösterge ve en sonunda dil üreteci olarak şiir denen aracın farkına ve imkanlarına umarım denk gelecektir. Tabi o zaman şu toplumcu gerçekçilik denilen yeteneksizlik titanından ilelebet kurtulmuş da olacağız.