Stalin’in Sosyalist Gerçekçilik mendilini 1930’da Rus Avangard’ın ağzına ve bilimum deliklerine tıkamasından sonra adı sanı ortalarda pek duyulmayan, modern sonrası dönemde ise, Nazi şapkaları ve armaları kadar bile ilgi çekmeyecek “dekadan burjuva sanatları” belki de Bolşevik rejiminin ilk bebekleri ve sonra da kurbanları oldular. 1932 yılında Stalin bizzat “On the Reconstruction of Literary and Art Organizations” isimli salvo ile sürrealizm, dışavurumculuk gibi sanat akımlarını soysuz ilan edip, üstüne üstük yeni dönemde boktan parti afişleri yapmayacak olanları da “hadi bakalım doğru çalışma kampına!” diyerek kovaladığından şu aşağıda göreceğimiz örneklerden bahsedenler şimdi tek tük çıkıyor Batı’da. En azından “Demir Perde’nin Ardında Ne oldu?” diye merak edenler etkinlikler düzenliyor, sergiler açıyor. Sosyalist Gerçeklik ifadesinin başlı başına bir program olduğunu, fakat yayınlanacak metne, romana, şiire partinin ya da komisyonun karar verecek olması, bugün bize tuhaf geliyor -geliyor değil mi?- olsa da, o zamanlar gayet normal sayılıyordu. Hem de Naziler “dejenere ( Entartung) sanat” sergisi açıp, bunu da ele güne karşı davul zurna eşliğinde yapması 1937 yılına rastlamışken. Lafı fazla uzatmadan, buyrun geçelim salona.

Zaum

Zaum, Velimir Khlebnikov ve Aleksei Kruchenykh gibi Rus Fütürist şairlerin ses sembolizmi ve dil yaratma ile ilgili linguistik deneyleri için kullandıkları kelime. Zaum, kelime anlamı olarak “aklın ötesinde” demek. Dadaizm’le ilgisi hemen kurulabilir, fakat bir farkla. Zaum’un derdi “ana dil”in kaybolan giden verimlerini, sözlü kültürün seslerinin yeniden ele alınmasını içerir. Burada ilgimizi çekecek olan da budur. Bizde ise Dil Devrimi’nin ortadan kaldırdığı ve modern zamanlara şiir içinde taşıyamadığı milyonlarca “ses, ünlem vb.” Zaum yolu ile ele alınabilirdi. Alındı mı?

Rayonizm

Marinetti’nin Moskova ziyareti konusunda duyumlar alan Mikhail Larionov ve Natalia Goncharova, gürüldeyen sesi ile sağa sola savaş ve hız ve sanat konusunda ateşli nutuklar atan iblisi ciddiye almışlar ve rayonizm’i -ışıncılık- geliştirmişlerdir. Hepimizin bildiği gibi her ne kadar Faşizm ile ilişkileri sorunlu olsa da, Fütüristler, modern yaşamın dinamik karakterini hız, teknoloji ve modernitenin bir alaşımı olarak görmeyi çok sevdiler. Savaşı ve onun makina çağını da.. Rayonizm, 1911 yılında kurulduğunda, resmin odağına “ışın” ya da “ışık demeti” diyebileceğimiz bir yansımayı yerleştirdi. Sonuçta gördüğümüz her bir şey, aslında bir ışık yansımasından ve onun dalga boylarına göre dağılmış enerjisinden öte neydi? Kavramsallık, soyutluk ve ifadenin böyle tuhaf bir şekilde bilimle birleşmesi, Optik’in sadece görünen tarafında değil, gören tarafında yaptığı değişimin de meseleye sokulması, gayet tipik avangard bir çalımdır da..

LEF dergisi

LEF dergisi, ilk batında 1923’ten 1925’e, ikinci batınd ise, 1927’den 1929’a kadar etkili oldu. Derginin birincil amacı, şu şekilde formüle edilmiş: “adına solcu sanat denilen ideoloji ve bu ideolojinin eylemlerini tekrar ele almak, komünizmin gelişmesine katkıda bulunmak için bireyseli bertaraf ederek, sanatın değerini yükseltmek.

Cubo-Fütürizm

Rus Fütüristlerinin heykel ve güzel sanatlarda genel okulunun adıdır.

Ego-Fütürizm

Ego-Fütürizm, 1910’lu yıllarda başlayan Rus yazın hareketinin (edebiyat cereyanı) adıdır. Rus Fütüristleri Igor Severyanin ve izleyicileri tarafından başlatılmıştır. 1911 yılında Severyanin tarafından yayınlanan küçük bir broşürle başlayan akım, Cubo-Fütüristlerin aşırılaştırılmış nesnelliklerini kınamış ve daha öznel bir tavrı savunmuştur.

Jack Of Diamonds

1909 yılında Moskova’da bir grup ressam (Robert Falk, Aristarkh Lentulov, Ilya Mashkov, Alexander V. Kuprin, Alexander Osmerkin, Wladimir Burliuk, ve Pyotr Konchalovsky) tarafından kurulan resim ekolü. 1910 yılnda açtıkları skandal sergi yüzünden kendilerine “düzenbaz karolar” adı da verilmiştir. Grup en geniş ve kalabalık sergi topluluğu olarak gayet etkili de oldu. Jack Diamonds’un sanata bakışı, halk sanatı ile hemhal olmaktı denebilir. Ayrıca bu bakış, yeni biçimci okulların ya da ekollerin de ortaya çıkışını sağladı. Performans ve beden-sanatı da işin içine girince tadından yenmez bir modern avangard da doğmuş oldu. her ne kadar ilk sergiye katılan dört elebaşı, daha sonra Eşşeğin Kuyruğu isimli yeni ve radikal bir oluşuma girip, Jack Of Diamonds’un “ethos”una da sövmüşlerdir.

İmajinizm (Tahayyülcülük?)

1917 Devrimi’nden sonra Rus-Avangard’ında poetik bir taşma olarak Imaginism pörtlek verdi. Anatoly Marienhof, Vadim Shershenevich, Sergei Yesenin tarafından 1918 yılında Moskova’da kuruldu. Bu şairlerin derdi Fütüristlerden olabildiğince uzak durmak. Stil açısından, Ego-Fütürizmin mirasçıları olarak da görülmektedirler. İmajinist şiir sıradışı ve çarpıcı görüntülerle doluydu. Metafor kullanımı ve bunun zincirleme şeklinde devam etmesi de bu şiirin özellikleri arasında yer almakta.

Hylaea

Cubo-Futurism’in doktrinini detaylandırmaya girişen Hylaea üyeleri, harflerin şekillerinde anlam, sayfada metnin yeniden düzenlenmesi ve tipografinin detayları gibi işlerle uğraştırlar. onlara göre -ki proto-görsel-şiir nedir derseniz- sözcüklerle maddi olan arasında ciddiye alınabilecek bir fark yoktu, bundan dolayı, şair, ressamın renkleri ve çizgileri tabloda kullandığı gibi, kelimeleri kullanabilirdi. Sözdizimi, gramer ve mantık sıklıkla şiirden atılmış, neolojizmler ve küfürlü ifadeler şiire girmiş, onomatope ise şiirin evrensel dokusu olarak deklare edilmiştir. Buradan yola çıkan Khlebnikov “anlamları yerine sadece sessel özellikleri kullanılan, birbirini tutmayan ve anarşik kelimelerin karışımından oluşan bir şiiri öneren” zaum’u kurmuştur.

OBERIU

Sıklıkla “son Rus Avangard”ı olarak bilinir.

Her ne kadar 1920lere kadar yazarlar ve sanatçılar özgürlüğün tadını çıkartıyordularsa da, 1930lara gelinliğinde Stalin Sosyalist Gerçekçilik politikası ile bu durum sona erdi. 1980’lere kadar da bu yasaklar devam etti. Rus Avangard’ı 1917-1932 yılları arasında yaratıcılığını ve popülerliğinin zirvesine ulaştı. Fakat Avangard’ın kafasına 1932 yılında sosyalist gerçekçiliğin muhafazakâr çekici indi. Tanıdık geldi mi?

+1
-2
-1

Yorumlar

serkan_isin kullanıcısının resmi

serkan_isin demiş:

Her ne kadar minör bir not olarak görülebilecekse de, Dejenere / Soysuz sanat ifadesinin psikolojik temellerini atan kişi Max Nordau. Nordau'nun bir yahudi, aynı zamanda da Dünya Ziyonist Örgütü'nün kurucusu olması ile Nazilerin modern sanata olan nefretlerinin dibinde yatan ateşi tutuşturması daha da ilginç.

Despite the fact that Nordau was Jewish and a key figure in the Zionist movement (Lombroso was also Jewish), his theory of artistic degeneracy would be seized upon by German National Socialists during the Weimar Republic as a rallying point for their anti-Semitic and racist demand for Aryan purity in art.

denmiş Wikipedia maddesinde..

+1
-1
-1
serkan_isin kullanıcısının resmi

serkan_isin demiş:

televarolus efendi, bak tepki var bu "şeysi" meselesine, nesin sen ergen mi? panpiş ya da panpa de bari!

+1
-1
-1
televarolus kullanıcısının resmi

televarolus demiş:

"şeysi" konusunda ben de baya düşündüm. bunun "şeyi" anlamına geleceğini herhalde okur anlıyordur. fakat sözlüğe bakınca, bu avangard hareketlerin durumunun muğlaklığı ve muhtemeldir ki bize yabancı oluşları bir araya gelince, bunlara ancak "şeysi" denebileceğini söylemek daha doğru geldi bana. Çünkü muhtemeldir ki, bunlarla karşılaşan birinin bunlara "bu nasıl bir şey?" diyeceğini düşündüm. şey: a. 1. Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. muğlaklığımızın teminatı böyle ifadeler..ama değiştirebilirim de tabi, ama yerine ne denecek, akım mı, hareket mi, cereyan mı, okul, ekol?

+1
-2
-1
serkan_isin kullanıcısının resmi

serkan_isin cevaplamış:

"zımbırtısı, karın ağrısı" falan da denebilir diyorsun yani. böyle kasmaya gerek yok diyorsun, eh haklı da sayılırsın.

+1
-5
-1
sepp kullanıcısının resmi

sepp demiş:

serkan_isin kullanıcısının resmi

serkan_isin cevaplamış:

ne yaygınmış di mi o zaum, dada falan dedikleri şeyler öropada? o kadar yaygın ki, bir tane kopyasını bulmak bile şimdi insana çöle vaha etkisi yarattırıyor. neredeyse tarihi eser mübarek!

+1
-2
-1