Kullanıcı Aletleri

Site Aletleri


kavramlar:frankfurt_okulu

Farklar

Bu sayfanın seçili sürümü ile mevcut sürümü arasındaki farkları gösterir.

Karşılaştırma görünümüne bağlantı

İki taraf da önceki sürüm Önceki sürüm
kavramlar:frankfurt_okulu [2013/09/06 08:55]
admin [Kültür Endüstrisi]
kavramlar:frankfurt_okulu [2013/09/10 17:24] (mevcut)
admin
Satır 3: Satır 3:
 Frankfurt Okulu (//​Alm//​.Frankfurter Schule; //​İng//​.The Frankfurt School) ya da [[Eleştirel|Kuram]] adıyla bilinen gelenek, kurumsal olarak 3 Şubat 1923'​te Frankfurt Üniversitesi'​ne bağlı olarak **Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü** adıyla kuruldu. Aslında bu enstitü 1920'​lerin başında radikal sol çevrelerin Almanya'​daki akademik kurumlaşma çabalarının sonucuydu. Enstitünün kurucusu olarak kabul edilen kişi solcu bir doktora öğrencisi olan **Felix Weil**, ilk müdürü ise **Carl Grünberg**'​di. Frankfurt Okulu (//​Alm//​.Frankfurter Schule; //​İng//​.The Frankfurt School) ya da [[Eleştirel|Kuram]] adıyla bilinen gelenek, kurumsal olarak 3 Şubat 1923'​te Frankfurt Üniversitesi'​ne bağlı olarak **Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü** adıyla kuruldu. Aslında bu enstitü 1920'​lerin başında radikal sol çevrelerin Almanya'​daki akademik kurumlaşma çabalarının sonucuydu. Enstitünün kurucusu olarak kabul edilen kişi solcu bir doktora öğrencisi olan **Felix Weil**, ilk müdürü ise **Carl Grünberg**'​di.
  
-**Grünberg**,​ bir Alman Üniversitesinde kürsü sahibi olan ilk [[Marksist]]tir. Hemen hemen hepsi Yahudi olan bu düşünürler arasında çekirdek kadroyu oluşturanlar [[Horkheimer]],​ [[Pollock]],​ [[Löwenthal]],​ [[kim_kimdir:​adorno|Adorno]] ve Marcuse'​tür. +**Grünberg**,​ bir Alman Üniversitesinde kürsü sahibi olan ilk [[Marksist]]tir. Hemen hemen hepsi Yahudi olan bu düşünürler arasında çekirdek kadroyu oluşturanlar [[kim_kimdir:Horkheimer]],​ [[Pollock]],​ [[Löwenthal]],​ [[kim_kimdir:​adorno|Adorno]] ve Marcuse'​tür. 
-1929 yılında Grünberg'​in sağlık nedenleriyle emekli olmasının ardından okulun müdürlüğüne [[Horkheimer]] gelir. ​+1929 yılında Grünberg'​in sağlık nedenleriyle emekli olmasının ardından okulun müdürlüğüne [[kim_kimdir:Horkheimer]] gelir. ​
  
 =====  Frankfurt Okulu'​na Genel Bakış ​ ===== =====  Frankfurt Okulu'​na Genel Bakış ​ =====
  
-{{http://​images1.wikia.nocookie.net/​__cb20100721104210/​poetikhars/​tr/​images/​2/​2d/​Group-photo.jpg }}[[Horkheimer]]'​in gelişiyle bazı temel değişiklikler olur. Okulun temel ilgisi ekonomik ve somut olandan felsefi ve kültürel olana doğru evrilir. Nazilerin iktidara gelmesiyle okul üyeleri birer birer Almanya'​yı terk etmek durumunda kalırlar. 1933 yılında iktidara gelen Hitler, "​devlete karşı eğilimler taşıdığı"​ gerekçesiyle okulu kapatır. Böylece [[Horkheimer]],​ Hitler'​in üniversiteden attığı ilk profesör olma unvanını da almış olur. 1934'​ten itibaren okul üyeleri ABD'ye yerleşme imkanlarına bakarlar. 1935 yılında Kolombiya Üniversitesi'​nden alınan davetle Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü,​ New York'​ta yeniden kurulur. 1950'​ye kadar da ABD'de devam eder. Aynı yıl [[Horkheimer]] ve [[Adorno]]'​nun Alman hükümetinin davetiyle ülkelerine geri dönmesi okulun da tekrar Almanya'​da kuruluşu demek olur. [[Horkheimer]] bu dönemde Frankfurt Üniversitesi'​ne rektör olurken, Marcuse ve Löwenthal ABD'de kalırlar ve bir daha da geri dönmezler.+{{http://​images1.wikia.nocookie.net/​__cb20100721104210/​poetikhars/​tr/​images/​2/​2d/​Group-photo.jpg }}[[kim_kimdir:Horkheimer]]'​in gelişiyle bazı temel değişiklikler olur. Okulun temel ilgisi ekonomik ve somut olandan felsefi ve kültürel olana doğru evrilir. Nazilerin iktidara gelmesiyle okul üyeleri birer birer Almanya'​yı terk etmek durumunda kalırlar. 1933 yılında iktidara gelen Hitler, "​devlete karşı eğilimler taşıdığı"​ gerekçesiyle okulu kapatır. Böylece [[kim_kimdir:Horkheimer]],​ Hitler'​in üniversiteden attığı ilk profesör olma unvanını da almış olur. 1934'​ten itibaren okul üyeleri ABD'ye yerleşme imkanlarına bakarlar. 1935 yılında Kolombiya Üniversitesi'​nden alınan davetle Toplumsal Araştırmalar Enstitüsü,​ New York'​ta yeniden kurulur. 1950'​ye kadar da ABD'de devam eder. Aynı yıl [[kim_kimdir:Horkheimer]] ve [[kim_kimdir:Adorno]]'​nun Alman hükümetinin davetiyle ülkelerine geri dönmesi okulun da tekrar Almanya'​da kuruluşu demek olur. [[kim_kimdir:Horkheimer]] bu dönemde Frankfurt Üniversitesi'​ne rektör olurken, Marcuse ve Löwenthal ABD'de kalırlar ve bir daha da geri dönmezler.
  
  
Satır 16: Satır 16:
   * **1933-1950 Arası sürgün dönemi**. Horkheimer'​ın müdürlük yaptığı dönem\\   * **1933-1950 Arası sürgün dönemi**. Horkheimer'​ın müdürlük yaptığı dönem\\
   * **1950-1960 Arası** Enstitünün yeniden Almanya'​ya dönüşü, "Yeni Sol"un ortaya çıkışı ve Marcuse gibi üyelerin ABD'de enstitünün etkisni yaygınlaştırmalarıyla en etkin dönem\\   * **1950-1960 Arası** Enstitünün yeniden Almanya'​ya dönüşü, "Yeni Sol"un ortaya çıkışı ve Marcuse gibi üyelerin ABD'de enstitünün etkisni yaygınlaştırmalarıyla en etkin dönem\\
-  * **1970'​lerden itibaren** enstitünün etkisinin azalışı ve [[kim_kimdir:​adorno|Adorno]]'​nun 1969, [[Horkheimer]]'​ın 1973 ve [[Marcuse]]'​un da 1979'​da ölümeleriyle bu azalmanın hız kazanması.\\+  * **1970'​lerden itibaren** enstitünün etkisinin azalışı ve [[kim_kimdir:​adorno|Adorno]]'​nun 1969, [[kim_kimdir:Horkheimer]]'​ın 1973 ve [[kim_kimdir:Marcuse]]'​un da 1979'​da ölümeleriyle bu azalmanın hız kazanması.\\
  
-Okulun en tipik tavrı [[disiplinlerarası]] bir yaklaşım sergilenmesidir. Hem [[Adorno]] hem Marcuse hem de Horkheimer bu çizgide farklı alanlarda üretim yapmışlardır. [[Eleştirel|kuram]]dan kasıt bir anlamda da yararlanılabilecek tüm disiplinlerden yararlanılarak genel bir toplumsal felsefe, teori oluşturulma çabasıdır.+Okulun en tipik tavrı [[disiplinlerarası]] bir yaklaşım sergilenmesidir. Hem [[kim_kimdir:Adorno]] hem Marcuse hem de Horkheimer bu çizgide farklı alanlarda üretim yapmışlardır. [[Eleştirel|kuram]]dan kasıt bir anlamda da yararlanılabilecek tüm disiplinlerden yararlanılarak genel bir toplumsal felsefe, teori oluşturulma çabasıdır.
  
-Bir diğer önemli tavır, dile karşı olan tavırlarıdır. Genellikle anlaşılmazlıkla yargılanan bu nokta için [[Marcuse]],​ [[Adorno]]'​nun dili üzerinden kendisine sorulan bir soruya yanıt verirken şöyle söyler: ​+Bir diğer önemli tavır, dile karşı olan tavırlarıdır. Genellikle anlaşılmazlıkla yargılanan bu nokta için [[kim_kimdir:Marcuse]], [[kim_kimdir:Adorno]]'​nun dili üzerinden kendisine sorulan bir soruya yanıt verirken şöyle söyler: ​
  
 <​blockquote>​Bunun nedeni, olağan dilin, olağan düzyazının hatta incelmiş olanının bile yerleşik toplum yapısı tarafından denetlenmesini ifade etme durumunda bırakılacak derecede istila edilmiş olması; bu sürece karşı çıkabilmek için de kullandığınız dilde bu uymacılıktan kopabilmiş olduğunuzu kanıtlamak,​ bu konuda okuyucunun dikkatini çekmek zorundasınızdır. Bu ise sentaksta, grmaerde, kelimelerinizi hatta tümcelerinizdeki [[noktalama|işaretleri]]ni kullanmanızda da alışılmıştan bir kopma çabası ister.(..) Zaten topluma meydan okumak onun diline de meydan okumayı içerir.</​blockquote>​ <​blockquote>​Bunun nedeni, olağan dilin, olağan düzyazının hatta incelmiş olanının bile yerleşik toplum yapısı tarafından denetlenmesini ifade etme durumunda bırakılacak derecede istila edilmiş olması; bu sürece karşı çıkabilmek için de kullandığınız dilde bu uymacılıktan kopabilmiş olduğunuzu kanıtlamak,​ bu konuda okuyucunun dikkatini çekmek zorundasınızdır. Bu ise sentaksta, grmaerde, kelimelerinizi hatta tümcelerinizdeki [[noktalama|işaretleri]]ni kullanmanızda da alışılmıştan bir kopma çabası ister.(..) Zaten topluma meydan okumak onun diline de meydan okumayı içerir.</​blockquote>​
Satır 27: Satır 27:
 Frankfurt Okulu'​nun Topluma bakışı farklı boyutları içerir: \\ Frankfurt Okulu'​nun Topluma bakışı farklı boyutları içerir: \\
  
-**Diyalektik**:​ Bu boyutlardan birisi [[Diyalektik]]'​tir. Okulun [[epistemoloji]]sinin en önemli özelliği idelaizm-materyalizm ikileminde konumlanışıdır. Özellikle Horkheimer ve [[Adorno]] için bu temel ikilem aşılması gereken bir ayrımdır. İkisi de bu ikilemin aşılmasında [[Hegel]]'​den ve [[Marx]]'​tan yararlanırlar. Yine iki düşünür de [[özne]] ve [[nesne]]yi mutlak olarak ayıran kaba materyalizme ve bu ikisinin özdeşiliğine dayanan metafiziğe karşıdırlar. Ancak ne metafiziği ne de materyalizmi reddederler. Diyalektikte onlara göre her ikisine de yer vardır.\\+**Diyalektik**:​ Bu boyutlardan birisi [[Diyalektik]]'​tir. Okulun [[epistemoloji]]sinin en önemli özelliği idelaizm-materyalizm ikileminde konumlanışıdır. Özellikle Horkheimer ve [[kim_kimdir:Adorno]] için bu temel ikilem aşılması gereken bir ayrımdır. İkisi de bu ikilemin aşılmasında [[Hegel]]'​den ve [[Marx]]'​tan yararlanırlar. Yine iki düşünür de [[özne]] ve [[nesne]]yi mutlak olarak ayıran kaba materyalizme ve bu ikisinin özdeşiliğine dayanan metafiziğe karşıdırlar. Ancak ne metafiziği ne de materyalizmi reddederler. Diyalektikte onlara göre her ikisine de yer vardır.\\
  
 **Eleştiri**:​ Diyalektik, verili olanla [[ütopya]] arasındaki ilişkiyi eleştiri ile sağlar. Eleştiri, Frankfurt Okulu'​nun adını belirleyecek kadar önemli bir kavramdır. Eleştirel Teori sözünü ilk kez Horkheimer kullanmıştır. Ancak sözü edilen eleştirel kuram içkin ve aşkın eleştiriyi diyalektik eleştiriye ulaşmak için kullanır.\\  ​ **Eleştiri**:​ Diyalektik, verili olanla [[ütopya]] arasındaki ilişkiyi eleştiri ile sağlar. Eleştiri, Frankfurt Okulu'​nun adını belirleyecek kadar önemli bir kavramdır. Eleştirel Teori sözünü ilk kez Horkheimer kullanmıştır. Ancak sözü edilen eleştirel kuram içkin ve aşkın eleştiriyi diyalektik eleştiriye ulaşmak için kullanır.\\  ​
Satır 38: Satır 38:
  
 =====  Sanat  ===== =====  Sanat  =====
-[[Adorno]]'​ya göre toplumun bölünmüşlüğü,​ Marksist anlamda burjuva öznesinin kendi üretimine ters düşmesinden kaynaklanır. Bu da bir uzlaşmazlığı (çelişkiyi) ifade eder. Bu uzlaşmazlık sürdükçe toplumdaki yanlışlık ve bölünmüşlük de sürüp gidecektir. Böyle oldukça da toplumsal bir bütünleşmeden söz edilemeyecektir. İnsan bunu yapmaya gereksinim duyar ama bunu nasıl yapacağını neyi örnek alacağını kestiremez. Adorno'​ya göre bunun bir örneği, bulunduğu bir yer vardır. O da sanat alanıdır. Bu yanlışlıklar ve bölünmüşlükler arasında sanat bir sığınma yeri gibidir, bütünselliğin ve hakikatin ülkesidir. Bu bakış bir yanıyla da mimesis (yansıma) kuramının da karşısında durur. Sanat artık toplumsal gerçeği anlatmayacak,​ onu yansıtmaya çalışmayacak,​ tersine toplum gerçeği için örnek oluşturacak,​ ona yol gösterecektir.+[[kim_kimdir:Adorno]]'​ya göre toplumun bölünmüşlüğü,​ Marksist anlamda burjuva öznesinin kendi üretimine ters düşmesinden kaynaklanır. Bu da bir uzlaşmazlığı (çelişkiyi) ifade eder. Bu uzlaşmazlık sürdükçe toplumdaki yanlışlık ve bölünmüşlük de sürüp gidecektir. Böyle oldukça da toplumsal bir bütünleşmeden söz edilemeyecektir. İnsan bunu yapmaya gereksinim duyar ama bunu nasıl yapacağını neyi örnek alacağını kestiremez. Adorno'​ya göre bunun bir örneği, bulunduğu bir yer vardır. O da sanat alanıdır. Bu yanlışlıklar ve bölünmüşlükler arasında sanat bir sığınma yeri gibidir, bütünselliğin ve hakikatin ülkesidir. Bu bakış bir yanıyla da mimesis (yansıma) kuramının da karşısında durur. Sanat artık toplumsal gerçeği anlatmayacak,​ onu yansıtmaya çalışmayacak,​ tersine toplum gerçeği için örnek oluşturacak,​ ona yol gösterecektir.
  
-Okulun sanatı ele alış biçimlerinde en temel nokta sanat-gerçeklik ilişkisidir. Sanatın özerkliği ve toplumsallığı vazgeçilmez iki özelliktir. Sanatın toplumsallığı özerkliğine,​ özerkliği de toplumsallığına bağlıdır.Bu nedenle Frankfurt Okulu bu iki yanı birden aynı oranda önemsemeyen eğilimlere her zaman karşı olmuşlardır. Biçim-içerik konularında da diyalektiğin bu ikili arasında olması gereken ilişkiyi kurabileceğine inanılır. Yine de [[Adorno]], [[Benjamin]],​ [[Marcuse]],​ [[Lukacs]] ve [[Brecht]] arasında kimi zaman ittifaklar kimi zaman karşı cepheler oluşur.+Okulun sanatı ele alış biçimlerinde en temel nokta sanat-gerçeklik ilişkisidir. Sanatın özerkliği ve toplumsallığı vazgeçilmez iki özelliktir. Sanatın toplumsallığı özerkliğine,​ özerkliği de toplumsallığına bağlıdır.Bu nedenle Frankfurt Okulu bu iki yanı birden aynı oranda önemsemeyen eğilimlere her zaman karşı olmuşlardır. Biçim-içerik konularında da diyalektiğin bu ikili arasında olması gereken ilişkiyi kurabileceğine inanılır. Yine de [[kim_kimdir:Adorno]], [[Benjamin]],​ [[kim_kimdir:Marcuse]], [[Lukacs]] ve [[Brecht]] arasında kimi zaman ittifaklar kimi zaman karşı cepheler oluşur.
  
 =====  Kültür Endüstrisi ​ ===== =====  Kültür Endüstrisi ​ =====
Satır 75: Satır 75:
 Dadaist eylem ve doğaçlama edebiyat gibi, Modernizmin geçerli saydığı bazı estetik kategorileri reddeden eğilimler de bu duruma dahildir. Avant-garde yapıtlar aynı zamanda "​yapıt"​ kimliğini de reddederler. Frankfurt Okulu içinse her yapıt toplumsal bir antitezdir. Bu avant-garde eğilimler için sanatsal seçimlerin akılcı yolla yapılması önemli değildir. Anlık ifade öne çıkar. Başka bağlantı ya da anti-bağlantıların kurulabilirliğinin yanında sadece bu karşıt duruş bile görsel şiiri tarihsel olarak ilgilendirir,​ ilgilendirmelidir. Dadaist eylem ve doğaçlama edebiyat gibi, Modernizmin geçerli saydığı bazı estetik kategorileri reddeden eğilimler de bu duruma dahildir. Avant-garde yapıtlar aynı zamanda "​yapıt"​ kimliğini de reddederler. Frankfurt Okulu içinse her yapıt toplumsal bir antitezdir. Bu avant-garde eğilimler için sanatsal seçimlerin akılcı yolla yapılması önemli değildir. Anlık ifade öne çıkar. Başka bağlantı ya da anti-bağlantıların kurulabilirliğinin yanında sadece bu karşıt duruş bile görsel şiiri tarihsel olarak ilgilendirir,​ ilgilendirmelidir.
 </​WRAP>​ </​WRAP>​
- 
  
  
kavramlar/frankfurt_okulu.txt · Son değiştirilme: 2013/09/10 17:24 Değiştiren: admin