Apollonesk

Apollon'ca anlamında

Nietzsche'nin sanatın gelişimi ile kavramsallaştırmasında kullandığı iki yönden biri. Diğeri Dionysos'ca (Diyonizyak) olarak belirlenmiştir. Nietzsche yollarının ayrı olmasına rağmen, sanatın, eski tragedya sanatının bu ikisinden türediğini iddia eder.

“Çünkü sanatın sürekli gelişimi biri Apollon'ca, biri Dionysos'ca olan iki yönlülük içerir. Kuşakların iki yönlülüğünden doğan kişi soyunda, uzun boylu savaşlarda, arada bir görülen barışlar da böyledir. Biz bu adları Grekler'den almışız. Sanat öğretisinin derin anlamlı bu adların gerçekötesi alanını kavramlarda değil de tanrılar ülkesinin somut, açık biçimleri içinde, anlayış gücü için kavranılır duruma getiren Grekler'dir. Bizim bilgimiz Apollon, Dionysos gibi onların iki sanat tanrısına bağlanır.” 1)

Nietzsche'ye göre Apollonesk sanat, özünde tüm temel analitik ayrımların kökü sayılır. İnsanın biricik varoluşunun parçası olan ne varsa, biçim ve yapı ile ilgili her şey, örneğin Heykel sanatı Apollonesk bakışla ilişkilidir. Ayrıca rasyonel (akılcı) düşünce de, yapı ve ayrımlama gücü yüzünden Apollon ile ilişkilendirilir. Nietzsche bu iki etkinin, gerçek tragedyayı oluşturabileceğini söylemektedir. Bu iki tanrıdan Apollon, güneş-tanrısı olarak biçim, ışık, kesinlik anlamına gelirken, Dionysos şarap -tanrısı olarak esrikliği ve sarhoşluğu ifade etmektedir.2)

Yunan Mitolojisinde Apollo

Apollon (Latince:Apollo), mitolojide müziğin, sanatların, güneşin, ateşin ve şiirin tanrısıdır. Ayrıca kehanet yapan, bilici tanrıdır. Aynı zamanda kahinlik yeteneğini diğer insanlarada transfer edebilir (Kassandra). Zeus ve Leto'nun oğlu, Artemis'in ikiz kardeşidir.

Altın bir lir çalar (Bu lir düşüncesi Hermes'in tanrısal gücüyle ikiye ayırdığı inek bağırsağını, kaplumbağa kabuğuna bağlamasıdır). Gümüş yayıyla oku en uzağa o atabilir; okların tanrısıdır. Tıbbı insanlara o öğretmiştir; hekimliğin tanrısıdır. Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır. Kutsal ağacı defne, hayvanları yunus, atmaca, kuğu ve kargadır. Lakapları “okçu”, “Likya'lı” ve Latince'de yırtıcı kuşlara ilişkin olarak kullanılan, “yırtıcı” anlamına gelen “Vulturus”dur. Olymposluları altın liriyle eğlendiren, çok uzaklara ok atabilen, hastaları iyileştiren, iyileştirme sanatını hastalara ilk öğreten gümüş yayın efendisi okçu Tanrı olarak Yunan şiirlerine geçmiştir. Aynı güneş ışınları gibi Apollon'un okları da hem hasta edici hem de iyileştiricidir. Bu yüzden güneşle de özdeşleştirilmiştir. 3)

1)
Tragedyanın Doğuşu, Çeviren: İsmet Zeki Eyüboğlu, Say Yayınları, ISBN 975-468-061-2