• Anasayfa
    • Üyelik
  • Biblio
  • Editör
  • Eleştiri
  • GlobusPoeta
  • Haberler
    • Gündem Tuhaflıkları
    • Kişiler
    • Kitap Tanıtımı
  • Teoriya
  • Facebook
  • RSS
  • Imprint
Kitap Tanıtımı

Özge bir diyardan şen kahkahalar

Heidegger, Nietzsche’nin dağınık, serazat, parçalı, çok biçimli, ele geçmez fikriyatını “örmeye” çalışırken, Derrida Nietzsche’den “büyük ulumalar” devşirmeye çalışanların elini hep boş çıkararak kendi “söz”ünü durmadan “söken” bir fikriyatla yüzleştirir bizi. İlk anda biri birine karşıt gibi duran bu iki “yaklaşma”, daha yaklaşınca birbirini tamamlayan da olabilir.[Belki de “bütün”ün tutuklayan, kımıldatmayan sübjektif totalitesinden azade “kendi bütün”(ler) olabilir(ler).] Heidegger’in ifade ettiğinden yola çıkarsak “örülen” Nietzsche’nin zirvesi olarak “Batı metafiziğinin sonudur.” İlk anda biri birine karşıt gibi duran bu iki “yaklaşma”, daha yaklaşınca birbirini tamamlayan da olabilir.[Belki de “bütün”ün tutuklayan, kımıldatmayan sübjektif totalitesinden a ›

Prefabrik edebiyat

"Soykütüğü"nde “Belli bir canlı türünün onsuz yapamayacağı şeydir.” der [[Nietzsche]] hakikat için, ve ekler: “Hakikat diye bir şey yoktur, o halde her şeye izin var.” Bu sıkı [sıkıştırılmış] alanda [darboğaz] konuşmaya cesareti olan kim var? “Belli canlı türü”, dahası bu kukla tanrılar bırakın keşfedilen bir hakikatten söz etmeyi [varsa bir hakikat, saklambaç oynamaz; ›
Çok popüler
  • Özge bir diyardan ›
  • Prefabrik edebiyat ›
Çok tartışmalı
  • Özge bir ›0
  • Prefabrik ›0
beam me up scotty 2003-2010 | poetikhars/zinhar | daha fazla bilgi ve iletişim için Soru&cevap bölümüne göz atın. Siteden birşey alacaksanız, kaynak gösteriniz!
Siteye göz atmak için lütfen Google Chrome, Safari, Opera ya da Mozilla Firefox kullanın! Explorer'ın herhangi bir sürümü ile siteyi düzgün görmenizin garantisi yok!