Kullanıcı Aletleri

Site Aletleri


kavramlar:neuromancer

Neuromancer

(Ya da güncellenmiş adı ile Matrix Avcısı)

“And then it all faded to cool gray static and an endless tone poem in the artificial language.” Johnny Mnemonic

Bilim-kurgu yazarı William Gibson'un 1984 yılında yayınladığı siberpunk türündeki romanıdır. Sprawl Üçlemesi olarak adlandırılan ve Neuromancer, Kont Sıfır ve Mona Lisa romanları, Gibson'a büyük ün kazandırmış, siberpunk bilim-kurgu türünün kısa ömründe oldukça belirleyici olmuştur. Gibson bu romanı ve romana ön ayak olan kısa öyküsü ile oldukça ilgi çekmiştir. Neuromancer, üç büyük bilim-kurgu edebiyat ödülünü alan ender romanlardan biridir. 2009 yılına kadar kitap, 6.5 milyon adet satılmıştır.

Tarihçe

Invalid Link
Altın Kitaplar tarafından basılan Neuromancer. Matrix filminin popülerliğinden sonra kitabın ismine bir de Matrix Avcısı ifadesi eklenmiştir. Kitap, büyük süpermarketlerde 4.90 TL gibi bir fiyata bulunabilmektedir. Ve bu konu William Gibson'a kadar ulaşmıştır.

Terry Carr, editor of the newly resurrected Ace Science Fiction Specials series, had other ideas. He approached Gibson and asked him to do a book. Carr felt much current science fiction was “simply skilled,” “timid and literarily defensive” (N, preface). He was on the lookout for young SF writers with promise, aesthetic quality, and vivid extrapolative imaginations who would revitalize the series which in its first incarnation had brought forth work by such authors as Ursula K. Le Guin, Joanna Russ, and Roger Zelazny. Without much forethought, Gibson said yes, and almost immediately regretted his decision. “I was terrified once I actually sat down and started to think about what this meant,” he says. “It had been taking me something like three months to write a short story, so starting something like this was really a major leap. 1)

To assuage his fears, Gibson sought a familiar narrative structure with which he would feel comfortable working. After some thought, he settled upon the gangster-heist plot, although he admits he “never had a very clear idea of what was going to happen in the end, except [that his characters] had to score big.” (2) He also looked back to his short stories to discover what he felt had worked so far, and decided he would combine Molly's character from “Johnny Mnemonic” with the environment and general narrative outline from “Burning Chrome.” “Very much under the influence of Robert Stone,” he generated tough characters who maneuver at the fringes of a violent society filled with addictions and paranoid conspiracies. (3) Afraid of losing the reader's attention, he decided to make the book into “a roller-coaster ride” with “a hook on every page.” (4) As he began his project, he stumbled upon another problem; he sensed a good deal of what he was writing was comprised of “shabbier coincidences.” (5) To take care of this impression, he ended up reworking the first two-thirds of his manuscript a dozen times. Once he began to have a feel for the universe he was producing, and to be more confident of his technique, he also went back and made many stylistic changes. Over time, his manuscript became increasingly shorter, denser, and more complicated.

Yeni dalga bilim-kurgu edebiyatı içinde Neuromancer

Neuromancer vs Blade Runner

BLADERUNNER came out while I was still writing Neuromancer. I was about a third of the way into the manuscript. When I saw (the first twenty minutes of) BLADERUNNER, I figured my unfinished first novel was sunk, done for. Everyone would assume I'd copped my visual texture from this astonishingly fine-looking film. But that didn't happen. Mainly I think because BLADERUNNER seriously bombed in theatrical release, and films didn't pop right back out on DVD in those days. The general audience didn't seem to get it, relatively few people saw it, and it simply vanished, leaving nary a ripple. Where it went, though, was straight through the collective membrane to Memetown, where it silently went nova, irradiating everything from clothing-design to serious architecture. William Gibson 2)

Sinema

Her ne kadar Johnny Mnemonic film olarak başarısız bir uyarlama olsa da, Gibson'un senaryosunu yazdığı bir film olarak yazarın kafasındaki dünyayı aktarma konusunda bir ilk sayılabilir.

Her ne kadar Neuromancer'ın bugüne kadar çekilmiş bir filmi bulunmasa da, yakın gelecekte bir Neuromancer filminin olacağı konusunda çeşitli haberler mevcuttur. Buna paralel olarak Matrix Üçlemesi'nin bir yanı ile Neuromancer'dan oldukça fazla öğe taşıdığı söylenebilir. Neuromancer romanına kaynaklık edebilecek temalarla yazılmış olan erken bir Gibson öyküsü Johnny Mnemonic3), 1995 yılında filme çekilmiştir. Senaryosunu da Gibson'un yazdığı filmin başrolünde daha sonra Matrix'in Neo'sunu da canlandıracak olan Keanu Reeves oynamış, film, hem Gibson hayranları, hem de Bilim-Kurgu sineması için hayal kırıklığı yaratmıştır. 4). Johnny Mnemonic öyküsünde yer alan karakterlerden Molly, daha sonra Neuromancer'da da merkezi bir role sahip olacaktır. Filmde, Molly karakterinin telif hakları başka bir stüdyoya satıldığı için, Gibson, Dina Mayer tarafından canlandırılan Jane karakterine yer vermiştir.

And one day I'll have a surgeon dig all the silicon out of my amygdalae, and I'll live with my own memories and nobody else's, the way other people do. But not for a while. (Johnny Mnemonic)

Hikayede Johnny Mnemonic, dışarıdan bilgi depolanabilen sibernetik bir beyne sahiptir. Bu yolla içeriğini bilmediği bir sürü bilgiyi saklayan ya da bunları taşıyan bir veri kaçakçısıdır. Kafasındaki sistem, bilgisayar ağlarında taşınamayacak kadar riskli bilgileri taşımasına izin vermektedir.

Minik bir sözlük

  • Invalid Link
    Isılköpüğü / TemperFoam

    Isılköpüğü (temperfoam) : Temper Foam, a material first developed by NASA in the 1970s to improve seat cushioning and crash protection for airplane pilots and passengers, was recently inducted into the U.S. Space Foundation's Space Technology Hall of Fame 5).

  • Mycotoxin: The term ‘mycotoxin’ is usually reserved for the toxic chemical products produced by fungi that readily colonize crops 6).
  • Arcologies: Arcology, a portmanteau of the words “architecture” and “ecology”. Romanda, büyük şirket binaları için kullanılan bir terim.
  • Sprawl: İngilizcede yayılmak, yayvanlaşmak, sere serpe uzanmak anlamına gelen fiil. Neuromancer üçlemesinin hayali bölgesidir. Sparwl, büyük bir kubbe tarafından kuşatılmış, devasa büyüklükte bir kent yapısını ifade eder. Gerçek anlamda bir gece/gündüz döngüsü yoktur, iklimi kendine özgüdür. Gri bir yapay gökyüzü tarafından kuşatılmaktadır.
  • dex: dexedrine'in kısaltılmışı, bir çeşit amfetamin.
  • sarariman: İngilizce “salary” (Maaş) ve “man” (Adam) kelimelerinin birleşmesinden bozularak oluşmuş Japonca bir kavram. büyük şirketlerin ömür boyu çalıştırdığı erkek elemanlara verdiği isim.
  • Gaijin: Japoncada yabancılara, dışarlıklılara takılan lakap 7).
  • Shuriken: Kelime anlamı olarak 'elde saklanan kılıç' 8).
  • Chiba (Çiba) kenti: Japonya'da bir kent 9).
  • Et (meat): Genelde insan bedeni için kullanılan ifade. Beden, gövde, canlı kabuk.
  • Tabut (Coffin): Japonya'da kentlerde ucuz barınma arayanların kalması için inşa edilmiş çok küçük odalara sahip oteller. Romanda Tabut olarak geçen ifade, gerçekte Kapsül Otel olarak adlandırılır 10).
  • Memory Lane:
  • I.C.E (Buz) ya da Intrusion Countermeasure Electronics: Neuromancer'da ve Siberpunk edebiyatında genel olarak kullanılan bir hacker aracı. Tom Maddox tarafından ortaya atılmıştır 11).

Kaynaklar

3)
1981 yılında Omni dergisinde yayınlanmıştır, ilk olarak. Daha sonra Gibson'un kısa öykülerinden oluşan Burning Chrome isimli kitaba da alınmıştır.
kavramlar/neuromancer.txt · Son değiştirilme: 2013/09/06 08:58 Değiştiren: admin