söyleşi etiketi ile yaftalanmış yazılar

Ah bir flux olsa..

Dizeli şiirin tarihsel açmazlarından mı yoksa tam olarak modern-sonrasının getirdiği bir zorunluluktan mı bilinmez -ki aslında bilinir mutlaka, yeni bir olgu ile karşı karşıya olacağız yakında. Bu olgu, daha önce "kolaj" ile ilgili pek kaygı gütmemiş bir dilin edebiyatının geldiği noktada neler yaptığını da bize gösteriyor gibi. Şiir yeterince "sıkıcı" olduğu için, sıkıcı olan tarafın aşındırılması yönünde, :

"şair değilim ama nükteciyim"

Geçenlerde Cihat Duman'ın "yumuşak g" dergisine verdiği bir röportajı okudum (ama kendi blog sitesinden). Onu okuyunca fark ettim ki artık günümüz (özellikle) genç şairlerinde moda olmuş "ben şair değilim", "şiirin canı cehenneme" lafları, pek söylenir oldu. Bunu bazen belki biz de söylüyoruz da. Peki bunları bize söyleten nedenler ne olabilir acaba?

Bu arada o söyleşiyi yararı olur diye aşağıda veriyorum.

(...)

tasnife itiraz

Ayraç Dergisi'nde Ali Akyurt H. Arslanbenzer'in hazırladığı "Türk Şiiri 2008-2009"la ilgili bir yazı yazmış. Yazının büyük bölümü genel bir giriş ve eski yıllıklara değinirken sadede doğru bu kitaptaki tasniflendirmeyle ilgili şunları yazmış:

Ahmet Oktay söyleşisi üzerine

Mühür dergisinin mart-nisan 2010 tarihli sayısındaki Metin Erol'un [w:Ahmet Oktay]'la yaptığı "Zahmet olacak ama bu soruların cevabını bizim için yeniler misiniz?" ilk sorusuyla başlayan söyleşiden 1 soru 1 cevap:

76 puntodan 12 puntoya inmek

Nazmi Cihan Beken, Hayal dergisinin son sayısında (32.sayı) Sina Akyol'la bir söyleşi yapmış. Birkaç soru ve cevap şöyle: ... ... N.C.B: Bazı şiirlerinizde gördüğümüz harf büyütmelerini sormak istiyorum. Ne anlaşılmalı onlardan?

80 şiiri büyük kent şiiridir

i büyük kent şiiridir. Ne köy ne de köy kökenli şairlerin yazdığı bir şiir. Tam bir metropol şiiridir. “

söyleşi yapmak ve bir okuma önerisi

Şairlerle söyleşi yapmak genelde çok yaygın bir şeydir. Çoğu zaman da iyi niyetle yapılan bir şeydir bu. Bir sınav gibi ya da açık yakalamak için yapılmaya niyetlenen söyleşiler de vardır ama hiçbir şair durduk yerde kendini zora sokmak istemeyeceği için pek böyle bir duruma düşmez.

Söyleşilerde olağandışı olarak bana ilginç gelen, bazen yıldızı bir türlü barışmayan taraflar.

kapitalizmin savaş dahil şeyleri estetize edişi

Peki neden özellikle bu çağda çıktı? Neden ısrarla sözü bozma, cümleyi parçalama çabası içinde bu şiir? Bunların belli başlı sebepleri olmalı değil mi?

"şiir ölmez çünkü Allah buna izin vermez"

Eleştiri bahsi açılınca kuvvetli eleştiri yazıları yazmış bir şair olarak, hem kendi şiiriniz hem de bugün yazılan şiir hakkında olumlu ve ümitli cümleler kurabilir misiniz? Türk şiiri hangi yoldadır?

Kitasono Katue Şiiri üzerine bir söyleşi

, 1920lerden başlayarak, ölümüne kadar, önce Japonya'da, daha sonra dünyada öncü bir sanatçı oldu.

Sayfalar

söyleşi etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.