görsel şiir etiketi ile yaftalanmış yazılar

"görsel şiir"i aradım gogılda bu gece

ve daha önce farketmediğim bir rastladım. Şiir ve Yazı Atölyesi başlığının altında seminerlerin detayının verildiği kursta, "görsel şiir"i de içeren bir seminer gerçekleşeceği yazılı.

17 Ocak 2009 Cumartesi

Atölye: Haydar Ergülen

Şiiri kavramak

(Epik şiir- Lirik şiir- Felsefi şiir- Politik şiir- Folklorik şiir- Klasik şiir- Modern şiir- Düzyazı şiir- Somut şiir- Görsel şiir- Deneysel şiir)

Görsel Şiir'de zor dönemeç

Görsel Şiir'in -hadi benim icadım olduğunu düşünün- nasıl bir imkan olduğunu kavrayamamış herkese tek tek gidip, bunun uzun, ağdalı ve basit ve sıradan kelimelerle anlatabilmek? Bunu dener miydim? Tarafları ikna etmek? Bir yanda diline her gün tecavüz edilen yığınlar, bir yanda bürokrasinin paraflı lehçesi, bir yandan köylüleri ve memurları sarıp sarmalayan kültürsüzlük cereyanları, bir yandan "özgürleştirilen" gençlik.

Notlara göz atarken

sitesine bakarken, görülüyor ki, Modern Türk Şiiri'nin kısmî felç geçirdiği noktalar var. Bu noktalar, neredeyse "yeniliklere küçük düşme pahasına" direnç gösterenlerle ilgili. Belki böyle bir antoloji bile yapılabilir: Modern Türk Şiiri'nde Yeni-Muhafazakarlar (*). Ve böyle bir antolojide, emin olabilirsiniz ki, sadece "sağcı" olarak bildiklerimiz yer almayacaktır.

Kahyaoğlu'nun deneysel şiir arayışları

Yine geç de olsa Orhan Kahyaoğlu'nun Kitap-lık'ın Nisan sayısında yayınlanan, 2000'li yıllarda deneysel şiiri konu eden yazısını okuyabildim.

"Doğudan zuhur eden şiirler" ve "kadın şairler"den sonra "deneysel şiir"i konu etmiş Kahyaoğlu. Yazının girişinde bunu görünce kendi kendime Türkçe şiiri yekpare bir biçimde inceleyebilmiş, ne güzel, dedim, çünkü ben mesela "doğudan zuhur eden şiir" hakkında yazmaya cesaret edemem(kadın şairler gibi bir başlık altında da yazmak istemem, o ayrı).

Zinhar 5 yaşında ve şaka değil!

Birkaç gün sonra Zinhar'ın ilk sayısının çıkmasının 5. yılını kutlayacağız. Bu dergi ve çerçevesinde son 5 yıldır yarattığımız gündem, tek kelime ile "imkansız"la uğraşmanın ürünüdür. Buna emeği geçen herkese, edilebilecek en büyük teşekkürü, hergün bu sitenin ve bu sitenin yaymaya çalıştığı söylemin alt yapısı ile uğraşarak göstermekten başka birşey elimden gelmiyor. Ne diyor Hegel? "Tamamlanmış bir şeyin varlığı, kendi iç varlığında kendi yokoluşunun tohumunu taşımasıdır; onun doğuş anı aynı zamanda ölüm anıdır." Öyleyse, bu 5.

deneyimizden çıkacak sonuç ne olsa keşke?

Aslında sadece "suffixe pronominal" hakkında değil, "okunamayanın" topografisine dahil olan herşeyde -ki bunların çoğu birer skandal olarak karşılanıyorlar- karşı tarafın -burada izleyicinin, okurun, bakarın, gözleyenin algı eşiğine kısa devre yaptıran şey hakkında konuşmak gerekiyor. çünkü bizzat bunun sıkıntısı, modernleşme çilemizin de dibinde yatıyor.

Hop, neler oluyor: Avangardın Kaçınılmaz Eğrisi

Dikkat ederseniz, sitenin görünümü ikide bir değişiyor ve oradan oraya deliler gibi birşeyler yapmaya çalışıyorum. Örneğin Sözlük açıldı, fena da gitmiyor. zcb üretmeye devam ediyor (bkz: ) ve liman-x'in de sitenin envanterine katıldı. Ama neden bunlar oluyor, neden bir senkronizasyon yok?