Buradasınız

ikinci yeni etiketi ile yaftalanmış yazılar

"Arzulu mudur bir tank, acaba, rüyasında"

serkan_isin tarafından 27. Aralık 2010 - 23:35 tarihinde gönderildi

Hilmi Yavuz "Oktay Rifat'ın bu iddiası, büyük olasılıkla, onun 'Perçemli Sokak'a yazdığı giriş yazısıyla ilgilidir ve bu başlıksız yazıyı Oktay Rifat, bir tür 'İkinci Yeni Manifestosu' gibi düşünmüş olmalıdır." deyip geçiyor.

Haydan gelen huya gidiyor mu?

serkan_isin tarafından 16. Şubat 2009 - 6:47 tarihinde gönderildi

2008'le ilgili , bir yandan ben de neyi eksik bıraktığımızı keşfetmeye çalışıyorum. Çalışıyorum çünkü aslında teorik alandaki tüm bu tartışmalar, iki pratik alanda -biri genel, biri özel- hükümsüzleşmeye başlıyor. Bu durumu, bir nevi [[Poetika Gerilimi]] ya da [[Poetikal Faz Farkı]] olarak adlandırabilirim sanıyorum.

deneyimizden çıkacak sonuç ne olsa keşke?

serkan_isin tarafından 8. Şubat 2009 - 21:19 tarihinde gönderildi

Aslında sadece "suffixe pronominal" hakkında değil, "okunamayanın" topografisine dahil olan herşeyde -ki bunların çoğu birer skandal olarak karşılanıyorlar- karşı tarafın -burada izleyicinin, okurun, bakarın, gözleyenin algı eşiğine kısa devre yaptıran şey hakkında konuşmak gerekiyor. çünkü bizzat bunun sıkıntısı, modernleşme çilemizin de dibinde yatıyor.

Sükût Suikasti: Reloaded

har tarafından 6. Ekim 2008 - 0:56 tarihinde gönderildi

Bir süredir, yazın dergilerinin deneysel edebiyata karşı artan ilgisini takip ediyorum, bu dergilerden Karayazı’da, şöyle bir ifade vardı:

“Aslına bakarsanız tüm tartışma, neyi tartışıyor olmamız gerektiği üzerine; dergiler de bunun için vardır: Gündemin ne olması gerektiği tartışması.”(Enis Akın, Sf. 8)

Elinin mürekteriyle itmek: türlü türlü düşünceler

serkan_isin tarafından 9. Haziran 2008 - 22:28 tarihinde gönderildi

Kişisel olarak kitaplarım ya da yaptığım şeylerle ilgili az yazılmasından ya da hiç yazılmamasından pek hoşnutsuz değilim. Edebiyat ortamının böyle bir değerlendirme yeteneği, gücü olduğu konusunda şüphelerim var, birincisi. İkincisi ise, bu tür girişimlerin tüm detayları ile anlaşılabilmesinin imkânsız oluşudur. Örneğin Karagöz Edebiyat'ın 3. sayısında Tüğün ile ilgili çıkan iki değerlendirme yazısı da, bu imkansızlığın, bazen okuma eksikliğine ne kadar fazla dayandığının da kanıtı gibi.

İlhan Berk'ten..

bibliobot tarafından 21. Mart 2007 - 20:52 tarihinde gönderildi

İşaretler:

Benim için işaretler, sözcükler, imgeler gibidir. Aynı görevi yüklenirler. Şiirin yaşamasına katılırlar. okumayı kolaylaştırmak ya da ona yararlı olmak gibi görevleri yoktur. Sözcük paylarını öbür sözcükler gibi paylaşırlar. Dışsal değil, içten bir katılmadır bu. Nasıl sözcükler bir imge yaratmak için gerekli sözcükler bulmak zorundaysa, benim anlattığım nesneler de varolabilmeleri için o işaretleri isterler. (s.17)

Beyaz sayfa:

ikinci yeni etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.