Bu da tanıtıma girecek ama..

Birincil sekmeler

Yılmaz Erdoğan ;

Şiirle aranızda bir mesele var sanki.

Galiba esas konu bu. Ben, hiç kimseye söyleyemediğim, hiç ortaya koyamadığım, koymak da istemediğim öyküleri yazıyorum burada. Dolayısıyla her şiirin benim için öyküsel değeri de var. ‘Canfeda’ aynı orda yazdığım gibi hiç kendimle gurur duyduğum bir hikâye değildir. Benim tek günah çıkarma kabinim, ya da tek özür şeklim olarak da algılanabilir şiir. Çünkü ken-dime karşı en samimi olduğum tek form şiir formudur. Şiir yalanı kaldırmıyor.

"Evet ya!" diyesi geliyor insanın içinden. Şiir, zaten bizim kendimiz ile ilgili pis işlerimizi temize çektiğimiz (murathan'ın da kulakları çınlasın tabi) bir "kabin", bir "günah çıkarma" şeysi, böyle hacı şakir gibi pürü pak ediyor bizi. Aman ne romantik! Lirik personalarımızın arya şeysi, dramatik helası şiir! Ben Yılmaz Erdoğan'ın şiir konusunu zerre anlamadığını düşünmeye başladım. Durmadan "konuşan özne"nin ortaya çıkardığı bir şey olarak görüyor herhalde şiiri (tamam drama da şiirin bir kolu idi), fena halde ana-akımcı olduğu belliydi de, yahu 3-5 kitap etti, bu şiir dediğin herze bir tek sen yazdığında ortaya çıkan bir şey değil. Seyahatlerde şiir yazıyormuş anladık da, sen şiiri ne zaman okuyorsun? Ya da okuyor musun, kendinin yazdığından, söylediğinden başka şiir.

Yılmaz Erdoğan'ın o veciz cümlesini de buraya not edelim;

Yolculukta şiirsel bir yerdesinizdir zaten. Seni normal gerçeğin dışına iter. Şiir yazmasan da o sıra şiirsel bir tonla dışarı bakıyorsun. Birinin yazmasına kalmıştır. Benim şair tarafım meşhur olmayan, olmak da istemeyen yanımdır. Toplumun içine karışıp, kaybolup toplamak isteyen yanımdır. O zaman çocukluğumdaki Yılmaz oluyorum. Yol şairi özgürleştirir, beni daha da özgürleştirir.

Teşekkürler Yılmaz. Yalnız adını istersen değiştir ve bir kitap da öyle çıkar, bakalım merak eden olacak mı? Ama şimdi sen voleyi vururken falan olmuyor böyle!

a) Neden böyle hislenip, hiddetlendiğimi merak eden .
b) şiiri bir söz, ton, konuşma ve dahi drama sanatı olarak gören arkadaşlar da, depolarda bekleyen kitaplarında neyi eksik yaptıklarını yılmaz erdoğan'a bakarak öğrenebilirler. Gerçi ama..

Etiketler: 

Yorumlar

denge kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 23

‘yukarı’ dedin

Meşhur olmak istemeyen yanın kitap satmak istiyor gibi... (bir de "söylemek" daha doğru gibi.)

Sayfalar