Bir sürü şair için aşağıdaki bilgilerin osuruk kadar değeri var mıdır, bilinmez. 1970'lerden beri bizim şairimiz, böyle şeylere dikkat etmedi, etmeyecektir de. Ama yine de konu derin ve ilginç. Tam bir "çözüm" olmasa da, ilerlemeler var. En azından bilgisayarın çalışma prensibine yakın tutmaya çalışan bir kavrayış çabası var. Çünkü bilgisayar dediğimiz halt da zaten böyle çalışıyor zaten denebilir, bilmiyorum.

(...)

Bellek birbirinden ayrılamayan ve birbiri ardına gelen süreçlerden oluşan bir sistemdir. Tarih boyunca çeşitli şekillerde sınıflandırılmış ve her sınıflamayla beraber giderek gelişmiştir. Bellek ile ilgili yapılan sınıflandırmalar zihinsel süreçleri daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Genel yaygın görüşe göre bellek süreci duysal kayıt veya anlık bellek (sensory register- immediate memory), kısa süreli bellek (short term memory) ve uzun süreli bellek (long term memory) olmak üzere üç bölüme ayrılmaktadır (Squire, 1997).

(...)

Bilgi öncelikle işitme, görme, tat, koku ve dokunmayla ilgili beş duyuorganı aracılığı ile alınır. Neisser (1967) görsel bilgi için “icon” ve işitsel bilgiiçin “echo” terimini kullanmıştır (Akt: Klatzky, 1980). Duysal kayıttaki bilgiler saniyelerle ölçülen çok kısa bir süre ile kayıt edilir. Bu süre ekoik bellek için 2000ms, ikoik bellek için 200 ms’dir (Lezak, 1995). Duysal kayıttan gelen bilgiler başka bir depolama sürecine yani kısa süreli belleğe aktarılmadan önce daha önce edinilen bilgiler ile duysal kayıttan gelen bilginin karşılaştırıldığı tanıma süreci devreye girer. Uyarı anlamlı kavramlar ile karşılaştırılır. Tanıma, bilgiyi kodlamanın bir yoludur (Klatzky, 1980).

(...)

Kısa süreli belleğin sınırlı bir kapasitesi vardır. Bilgiler saniyeler ve 1–2 dakikalık süreyle kaydedilir. Miller (1956) kısa süreli belleğin kapasitesinin 5–9 madde olduğunu belirtmektedir. Uzun süreli belleğe bilginin aktarılmasında belirli kontrol süreçleri devreye girer. Duysal bellekten hangi bilgilerin alınacağı, hangi bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılacağı, nelerin depolanacağı, geri çağırma süreci ile bu kaydedilmiş bilgilerden hangilerinin alınacağı bu kontrol süreçleri ile belirlenir (Akt: Tatar, 1998). Baddeley ve Hitch (1974) kısa süreli bellek kavramını genişletip çalışma belleği (working memory) kavramını ortaya koymuşlardır ve çalışma belleği kısa süreli belleğin yerine ifade edilmeye başlamıştır. Aslında benzer kavramlardır. İkisi de bilginin geçici depolanması ile ilişkilidir. İkisinin de kapasitesi sınırlıdır. Aralarındaki fark kısa süreli belleğin pasif bellek, çalışma belleğinin aktif bellek olmasıdır (Wechsler, 1997). Çalışma belleği bilginin aktif şekilde çevrim içitutulması ve bu bilginin manipulasyonu anlamına gelmektedir. Depolanmışbilginin geri çağrım için hazırlanmasını da içerir (Mesulam, 2000). Çalışma belleği görsel ve sözel materyale göre sınıflandırılmıştır. Üç alt sistemden oluştuğu düşünülmektedir. Bilgi için bir çalışma tamponu (workspace) üzerinde bir üst düzey işlemci ve bu sisteme bağlı iki köle sistemden oluşmaktadır. Bu iki köle sistemden biri fonolojik döngü olup (phonological loop), sözel materyalin zihinde tekrarlanması için depolanıp, işlendiği alandır. Diğeri ise görsel-mekansal yazboz tahtası (visuospatial sketch pad) olup görsel materyalin zihinde tekrarlanması için depolanıp, işlendiği alandır. Üst düzey işlemci ise bu iki sistemi kontrol eden merkezi yürütücü sistemdir (Wechsler,1997). Herhangi bir telefon numarasını aklımızda tutmak için bilgileri sözel olarak tekrar ederiz; işte burada, fonolojik döngü devreye girer. Başka uyarıcılarda ise sözel kodlama yapamayız; örneğin insan yüzlerinde görsel kodlama yapabiliriz (Karakaş, İrkeç ve Yüksel,2003)

(...)

Uzun süreli bellek, bilginin dakikalar ve yılları kapsayan bir şekilde çevrim dışı depolanmasını ifade eder (Mesulam, 2000). Kısa süreli belleğin aksine sınırsız bir kapasitesi vardır. İnsanın geçmişidir. Bilgilerimizi ömür boyu saklayabiliriz ve potansiyel olarak bu bilgilere ulaşabiliriz; ancak, her zaman geri çağıramayabiliriz. Bu, hatalı yerleştirilmiş bir kütüphaneden bir kitabı aramaya benzetilebilir (Korkmaz, 2000). Bilginin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe aktarılış şeklinde farklılıklar vardır. Buna göre, uzun süreli bellek işlemsel bellek (procedural memory) ve ifade edilebilir bellek (declerative memory) olarak sınıflandırılabilir (Squire, 1987). İşlemsel bellek örtük bir süreçtir. Geçmişteki tecrübelere dayanarak bireyin davranışlarını etkileyen bellektir. Ancak bu davranış değişikliklerinin bilinçli olarak farkına varamaz. Bilinçsiz ve otomatiktir(Wechsler, 1997). Motor becerilerin edinilmesiyle ilgilidir. Araba kullanmak,bisiklete binmek, bir müzik aleti kullanmak işlemsel bellek ile ilgilidir. Bir kez öğrenildikten sonra davranışlar otomatik olarak gerçekleşir. (...)

Metnin tamamı için tıkıldat.

+1
+5
-1