Hertz 4 Çıktı

Birincil sekmeler

Uzun bir aradan sonra -Ekim'den bu yana Hertz layn dememişiz!- Hertz'i fotokopicinin meraklı bakışları arasında çoğaltabildim. 24 sayfa oldu yine, fakat bir fanzin için 24 sayfa oldukça fazla da sayılır. Hafta içi postalamaya başlarım. Merak ediyorsanız, kendisi adresinde elektronik olarak da mevcut. Biçim, içerik, yazı, [w:dada] derken, biraz daha şenlikli oldu bu sayı. Liman'ın bana göre en sağlam görsel şiiri de var içinde. Ayrıca Münir Yenigül de son anda kadroya dahil oldu. Ayşegül Tözeren, Derya Vural, Barış Çetinkol göreceksiniz dergide. Bir tane dada testi yaptım, evlere şenlik oldu (cevaplarını gelecek sayı açıklayacağım, elbette).

Biz de [w:Milton] gibi, şiir tarihine diyoruz ki, Samson'a söylettiği gibi: "alayını topla da gel gelebilirsen / Ayaklarımız zincirli ama yumruklarımız serbest!"

Hamiş: Durum budur kardeşler. Bir ay kadar önce yeniden kitap okumaya başladım. Cioran'dan daldım, Bloom'dan çıktım. Bloom kafalı adam, [w:Şaksiper]'den oltayı atıyor, sonra sizi modern şiire gelene kadar yüzyıl sonunun tortularında çok deruni meselelerle bırakıyor. Her zamanki gibi kendisi de "insan" arıyor şiirde. Çok da sivri dilli. Modern Şiirden zerre tad almadığı için, sevebildikleri arasında sadece iki şair varmış; [w:A.R. Ammons] ve [w:John Ashbery]. Ammons'u duymadım, Ashbery'i az çok biliyoruz YKY sayesinde. Bloom'un bu sitede muteber olduğunu sanan arkadaşlar var (örneğin Heves'te Efe Murad). Halbukisi Bloom şu açıdan muteber olabilir bir tek. Şiir tarihinin fraktallarının, kesişme, ek yapma yerlerini görmek konusunda gayet açık zihni. Bu da demek olabilir ki, bir perspektiften bakılmaya çalışılan Tarih'i çıplak ve boyutlandırılmış şekilde görebilir kişi, onun okuması ile. Ötesinde, ne Blooom şiirden umutlu zaten, ne de yazılabilecek bir şiir var diyor. [w:Şiirin Ölümü]'nden açık açık bahsediyor hatta. Melankolik değiliz belki ona göre, ama birader bu çağ da melankoli'nin çağı olamaz artık.