İngiltere Bury’de gerçekleştirilen Tony Trehy’nin düzenleyiciliğinde Text Festival’in üçüncüsü 29 Nisan 2011’de başladı ve temmuz ayına kadar çeşitli etkinliklerle sürmesi planlanıyor. Text Festival, değişik sanat formlarında dilin kullanımına yönelik yeni tanımlamalar, uygulamalar öne süren, dialoga açık bir festival olup, 21. yüzyıl sanatındaki “dil” konusuna odaklanmaktadır.

Festivalin hazırlık aşamasında yayına geçen Text Festival’in internet adresinden de (http://www.textfesti...), festivale katılımlar izlenebildi. [w:Satu Kaikkonen] ve Karri Kokko’nun ilk kez birlikte performans sergileyecekleri gibi, festivaldeki ilkler de bu aşamada duyuruldu.

Festival kapsamında Bury Sanat Galerisi’nde, Wonder Rooms adlı galeride görsel şiirler sergilenmeye başladı. Text Festival’de görsel şiir merkezi bir konumda, bu durum farklı şiirlerin de yer aldığı bir festivalde görsel şiirin merkezi konumda sergilenmesi Text Festival’e özgü bir durum yaratıyor. Wonder Rooms’da üç boyutlu yapılardan tipografiye uzanan farklı çeşitteki görsel şiirler sergilenirken kuratör Tony Trehy’ye göre bazı sorular da ortaya çıkıyor: Görsel şiirin global görüngüsü yeni bir sanatsal dili mi temsil ediyor? Ya da uluslararası pratik, farklı ulusal biçimler ya da “diyalekt”ler arası bir dialog mu?

Wonder Rooms sergisine katılımcılar arasında Alan Halsey, Stephen Nelson, Helen White, Amaranth Borsuk, John MAlan Halsey, Stephen Nelson, Helen White, Amaranth Borsuk, John Moore Williams, Karri Kokko, Matt Dalby, Andrew Topel, Christian Bök, Grzegorz Wróblewski, Marco Giovenale, Márton Koppány, Geof Huth, Nico Vassilakis, Derek Beaulieu, Satu Kaikkonen, Ayşegül Tözeren, Steve Dalachinsky, Mike Cannell, Eric M. Zboya, Stephen Butler, Alexander Jorgensen, Zeynep Cansu Başeren, Sheila Murphy sayılabilir.

Aynı sanat galerisindeki bir diğer sergi de, Ron Silliman, Tony Lopez, Pavel Büchler, David Osbaldeston, Shezad Dawood, Simon Morris, Holly Pester, Marcel Broodthaers, Robert Gober, George Widener ve Nick Blinko’nun katılımıyla oluşan “Sentences” var. Bu sergi daha çok “Language Poetry” ağırlıklı olmasıyla birlikte, Ron Silliman’ın yeni “cümle”sine de yer verilmiş: "POETRY HAS BEEN BURY, BURY GOOD TO ME"

Helen White ve Moniek Darge’nin kendi seslerini farklı biçimlerde kullanarak sergilediği performans, ikili adına festivalin ilklerindendi. Performansın büyük bölümünde sözcükleri kullanmalarının yanı sıra dil dışı sözceler de kullanıldı. Okuma sırasında, bazen sesleri ayrışıyor, bazen üst üste biniyor, bazen harmoni içinde bazen uyuşmazlık içinde sergileniyordu.

MerzTexte isimli bölümdeyse, 2. Dünya Savaşı’nda İngiltere’de, Dada’nın önde giden figürlerinden Kurt Schwitters’ın Bury’de kısa süre geçirmesinden de hareketle, Schwitters’ın Ursonate’ı tekrar yorumlandı. Ursonate, 1922 1932 yılları arasında hazırlanan 20. yüzyılın ünlü ses şiiridir. Ursonate üzerine bir yuvarlak masa toplantısı da yapıldı. Bu forumun katılımcılarından da olan Christian Bök festivale ayrıca Xenotext’le de katıldı.

Xenotext’te ilk şiirin metni bir bakterinin DNA’sına ekilmiş durumda, bakterinin buna cevap olarak ürettiği proteinin modeli ise ikinci şiiri oluşturuyor.

Geof Huth Text Festival’e kartlar üzerinde 100 kaligrafik görsel şiir ve “tradestamp”le katıldı. (Ticari damgalar, nakliye konteynerlerinin üzerinde kişilerin dili ve eğitim düzeyi ne olursa olsun içeriği anlamalarına yarayacak belirlenmiş damgalardır.)

Derek Beaulieu ise festivale “prose of the trans-Canada” ve “box of nothing” (hiçbir şeyin kutusu) ile katılıyor.

“Açıkça hiçbir yere ulaşmak için başlıyoruz.” (John Cage)

“Hiçbir şeyin kutusu”nun hikayesi Kanada’dan başlıyor. Beaulieu, UPS’ye giderek Bury’ye hiçbir içeriği olmayan bir kutuyu göndermek istediğini söylüyor. UPS yetkilileri, “boş bir kutu”yu göndermeyeceklerini, çünkü bu şekilde hiçbir gönderi kategorisine sokamadıklarını belirtiyor. Bu soruna çözüm olarak Beaulieu ve yetkililer kutunun üzerine boş bir beyaz kağıt yapıştırmayı buluyorlar. Böylece gönderi “evrak” kategorisine sokuluyor. Ardından Beaulieu kutusunu, İngiltere’deki bir sanat çalışanının yıllık ücreti olan 25.000 Euro (hükümetin kesintilerden önce ödediği) ile sigortalamak istediğini söylüyor, ancak UPS kutuyu 1.500 Euro’dan daha yükseğine sigortalamayı reddediyor, İngiltere’ye gitmesi planlanan “sanat çalışmasının” (boş bir kutu olsa dahi) güvenliğini belli bir tutar üzerinde garanti edemiyor. Bu yebi sorun da bağımsız bir sigorta şirketi bulunarak çözülüyor. Gönderi formunda sorulan “paketin içeriği kırılabilir mi?”ye “evet”, “paketin içeriğinin yeri doldurulabilir mi?”ye “hayır” cevabını veriyor. Formkarın tümü doldurulduğunda sigortasıyla birlikte gönderi ücreti 2.50 Euro’dan 86.23 Euro’a yükseliyor, kutuysa takip numaraları, barkodlar ve QR kodlarla kayıt altına alınmış oluyor. Bu barkodlar ve QR kodlar da Bury Müzesi’nde sergilenmekte şu anda. Hiçbir şeyin sembolü olarak..

Yorumlar

elif kullanıcısının resmi

elif demiş:

Text Festival'in açılışında Sarah Sanders bir performans gerçekleştirmiş. O performansın videosu, Geof Huth'un yorumuyla beraber şurada yer alıyor..

şurada ise yukarıdaki yazıda bahsi geçen Helen White ve Moniek Darge’nin açılış performanslarını içeren bir video var..

serkan_isin kullanıcısının resmi

serkan_isin demiş:

Beaulieu Flux ruhunu harekete geçirmiş, ayrıca ticari ya da kamusal ile ilişkiye giren herhangi bir şeyin -boşluğun bile- bir kütle olarak uzayda kapladığı hacmın yer değiştirmesinden nasıl işarete boğularak çıktığını göstermeye çalışmış. Zihin açıcı! DNA meselesi ise bizde henüz yenip yutulacak türden bir iş değil. Fakat zinhar'ı saçaklarına kadar izleyenler için karşımızda "sanat ve bio-teknoloji" konusunu azıcık kenarından dolaşan şu metin ve bulatov mevcut. http://www.sitec.fr/... ayrıca eduardo kac'ı da burada anabiliriz.