Türk şiirinin 'Oscar'ı

Çok iyi!
21
O kadar iyi değil!
-12

Türk şiirinin 'Oscar'ı kabul edilen 14'üncü Altın Portakal Şiir Ödülü'ne 'Myndos Geçişi' adlı kitabı ile şair Emirhan Oğuz layık görüldü ... ... ANTALYA- Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı tarafından yarın düzenlenecek 13'üncü Altın Portakal Şiir Ödülü Sempozyumu öncesinde, Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı ve yazarı Doğan Hızlan, Cevat Çapan, Orhan Koçak, Ahmet İnam ve Şeref Bilsel'den oluşan jüri, bu yılın ödülünü alacak şairi belirlemek amacıyla dün akşam toplandı. ... Antalya Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenen toplantı sonrası yapılan açıklamada, 14'üncü Altın Portakal Şiir Ödülü'ne, ikinci şiir kitabı ‘Myndos Geçişi’ ile Emirhan Oğuz'un layık görüldüğü belirtildi. Jürinin 2009 yılında çıkan ‘Myndos Geçişi’ adlı kitabıyla oybirliği ile ödüle layık gördüğü Emirhan Oğuz, ilk kitabı ‘Ateş Hırsızları Söylencesi’ni 22 yıl önce yayımlamıştı. Yarın AKM'de düzenlenecek buluşmada, şairin ödülü verilecek. ... Bugüne kadar ödül kazanan tüm şairlerin şiirlerinden oluşan ‘13 Altın Şair Sergisi’ de AKM'de dün akşam açıldı. Açılışa, ödülü kazanan şairlerden Cevat Çapan ile Hüseyin Ferhad da katıldı. ‘13 Altın Şair’ sergisinde, Enis Batur, Haydar Ergülen, Gülten Akın, Mehmet Taner, Hüseyin Ferhad, Ahmet Oktay, Nemci Zeka, Güven Turan, Yücel Kayıran, Lale Müldür, Birhan Keskin, Cevat Çapan, Kemal Özer'in ödül alan kitaplarındaki birer şiiri, poster olarak sergileniyor. Sergi, 25 Mart'a kadar açık kalacak.(dha) ... ... ... ...

s.n.: haberi ilk okuduğumda şunu düşündüm: "perşembenin gelişi çarşambadan bellidir" derler ya doğrudur... Yıl içinde bu kitaba yönelik tek yönden gelen yoğun çalışmaları da hatırlayınca beni hiç şaşırtmadı. Ve de bu notu düştüğüm için sanırım "yaşasın kötülük" demem de lazım..

Yorumlar

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 0

‘yukarı’ dedin

Emirhan Oğuz'un iki kitabı . İkisi de Kırmızı Yayınları'ndan, manidar.

sepp kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 4

‘yukarı’ dedin

reklamdaki gibi... "kötüyüm ben, kötüyüm"... ama nedense böyle bazen... parçaları birleştirmek için çok uğraşmak gerekmiyor...

har kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -9

‘yukarı’ dedin

emirhan oğuz'un neden ödül aldığını düşünmektense epik şiirle ilgili yazan onca kişinin neden hiç emirhan oğuz'dan bahsetmediğini düşünüyorum ben de.

sepp kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -14

‘yukarı’ dedin

epik şiir? neo epik şiir? bütün bu ifadelerin böyle şiirler yazıldığı için mi, yoksa yazılan şiirlere bir tanım bulmak gerektiği için mi yapıldığı konusunda bi tereddütümüz yok mu?... Neo'lar mesela... görseller kısmında da var... Başına neo- getirilen türler için mesela niye kimse itiraz etmiyor... neo-klasik yeni bir şey mi? biz mi uydurduk? dünyaya itiraz etmekle ankara'ya ya ya da istanbul'a itiraz etmek arasında fark olsa gerek... yapılamaz anlamında değil... kolayca yapılabilirliği anlamında... bence... hepimiz boşa kürek çekiyoruz bütün bunları yaparken bile.. farkında olmak ayrıcalık değil... farkında olmak bir adım ötede olmak da değil... zaten bir adım ötede olmak ileride olmak anlamına da gelmiyor.. ileri? başlı başına tartışmalı bir şey.. ayrıca tabii... ileride olmak önde olmak demek midir mesela... ben çoğu zaman ne yaptığımızla neler yapıldığı arasındaki sarkaçta gidip geliyorum... burada, bu mimde dikkat çekmeye çalıştığım şey de şu ayrıca... sahiden bu işler olurunda filan ilerlemiyor... senin ,benim, ötekinin önemsemediği bir şey bir başkası için hayat memat meselesi... bugün gazetelerde bu ödülden bahsedilirken "prestijli" ödül deniyor.. nesi prestijli? altın portakal şiir ödülü ne demek ya? altın portakal film festivalinin adına şiirin yamanmasından başka... şöyle bir ödül de var... altın safran belgesel film festivali şiir ödülü?

başka?

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -5

‘yukarı’ dedin

epik ya da şiirden bahseden birinin 15-20 yıldır bu işlerle uğraşmayan, uzak duran, elini taşın altına koymayan bir şair hakkında neden konuşması gerektiğini ben de bilmiyorum. hiç kimselerin bahsetmediği cevher efsanesi bu olsa gerek. Örneğin -burada isim vermekten çekinecek de değilim- Çobanoğlu bile o kadar aradan sonra şiir kitabı çıkardığında, önce bir çıkıp sağa sola çatma eğilimi içine girdi. (örneğini sitede ). Tabi ödül, mödül işleri de gayet meşru kılabildiği için bir süre o gazla devam eder işler. Ama sonra?

Şiirden, şiir ortamından şikayetlerimiz olabilir. Kötülerle doludur, vasatlarla doludur, iddiaların çoğu boştur vs. ama zaten bu bir "söylem ve söylen alanıdır." Yani tutturabildiğine.