Buradasınız

Eleştiri etiketi ile yaftalanmış yazılar

MURAT ÜSTÜBAL'IN BİR ŞİİRİ ÜZERİNE

serkan_isin tarafından 2. Ağustos 2007 - 0:39 tarihinde gönderildi

Serkan Işın 04.11.2003

[kitapara:Todorov], Poetikaya Giriş isimli kitabında, "Sözdizimsel Görünüş: Metnin Yapıları" isimli bölümde, metnin örgütlenmesi dediği şeyi iki ana kısma ayrır. Bu ayrımı ise Tomaşevski'ye dayandırır:

HEVES 15

derya tarafından 20. Temmuz 2007 - 9:58 tarihinde gönderildi

Parçalı Ham 13. Artık bilmeyeceğim. Ahmet Güntan

Bilindik bir şarkının sözleriyle başlayan şiir okuyucuyu rahatlatıyor. Sözlerde yaptığı değişiklikler hatırlanan ezgiyi unutturmuyor ve

[bütün kabahat benim] den sonra gelen [ o kadar okudum boş] sözlerini de nağmeli bir şekilde okumaya devam ediyorsunuz. Hemen ardından sıralanan felsefeciler, gündelik hayatınızdan aşina olduğunuz bir şarkının ritmi arasında size yakınlaşıyor ve hepsi az önce görüşüp ayrıldığınız bir arkadaş gibi tanıdık ve anlaşılır kılınıyor.

Derin Uzay Taksisi ve Mutegallibeler

serkan_isin tarafından 12. Temmuz 2007 - 17:30 tarihinde gönderildi

Bugün Modern Türk Şiiri'nde görebileceğimiz nedir? Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'nde kendine sorun ettiği, didiklediği belki de biraz da ders veriyor olmanın didaktikliği ile ortaya serdiği envanter içinden bugüne aktarabileceğimiz soruların çoğu aslında yerinde duruyor.

İki şiiri birbirine benzeyen herkes ziyandadır

serkan_isin tarafından 19. Haziran 2007 - 0:03 tarihinde gönderildi

"Şiir olanın, insanın varlık durumunu devre dışı bırakıldığı durumda veya insanın içinde bulunduğu bu varlık durumunu hissetme yeteneğinin kaybolması sonucunda üslupta, şivede, tonda, latif olanda aranması veya şiirin şive, üslup ve latif ile kurulmasının sonucudur. Şiir, bir problemle yüzyüze gelmenin sonucunda içsel alanda biriken tinselliğin açığa çıkması, meydana gelmesi, ufka açmasıdır." diye fiyakalı bir biçimde yazmış [[Yücel Kayıran]], Hürriyet Gösteri'de.(*)

Görsel Şiir Dili

derya tarafından 14. Haziran 2007 - 10:20 tarihinde gönderildi

Görsel şiirden hiç anlamadığını iddia eden, reddeden bir okur/bakar bile tam olarak adlandıramasa da bir şiirin kendi keyfini arttırdığını ya da bozduğunu fark edebilir. O halde bu şiir bilinçdışı bile olsa anlaşılmıştır.

Gündelik yaşantımızda, uygar dünyada birçok fikrin enerjilerini çalmış olduğumuz için bunlara tepki göstermiyoruz. Bunları konuşurken kullanıyoruz, başkaları kullandığında da belli bir tepki veriyoruz ancak bunlar üzerimizde özel bir izlenim bırakmıyorlar.

Güneş, Bıçağını Arıyor

bibliobot tarafından 10. Mayıs 2007 - 22:49 tarihinde gönderildi

Özcan Türkmen

Manifestolar Çağı kapandı mı acaba? Hafızamızı yokluyor, ama yakın tarihte yayımlanmış etkili – yani toplumsal ölçekte etkili- ve dişe dokunur bir manifesto bulup çıkaramıyoruz. Böylece, manifestoların tükendiği savı geçerli görünüyor ve bugün manifestolar hakkında konuşmak, ister istemez, eski sevgililerimizden konuşmaya benziyor biraz.

Sayfalar

Eleştiri etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.