TEKNOLOJİDEN BAHSEDERKEN KULLANDIĞIMIZ CAN SIKICI KLİŞELER

Varlık dergisinin Kasım sayısında "Edebiyat ve Teknoloji" isimli bir dosya yapılmış. Muhabiriniz olarak dosyaya göz attım ve aşağıdaki yazıyı derledim. Olay yerini incelerken hakkı yenmiş bir sürü PC ve DOS işletim sistemi, Linux kod parçacığı gördüm. Toplamda 10 Milyon satırlık bir şiir olan Linux işletim sisteminin, yazarımız, şairimiz tarafından hakkının yendiğini, bu konuda başvurulacak merci olmadığı için herkesin üzgün olduğunu da not edeyim.

Hikaye anlatımındaki tuhaflıklar

Modernleşmemizin ya da Aydınlanma serüvenimizin, sekteye uğraması, çoğu kez hikaye anlatımlarındaki tuhaflıkları da beraberinde getiriyor. Bunu bütün MEB müfredatında, üniversitede ve devletin ürettiği söylemi yeniden üretmek zorunda olan her kaynakta görebilirsiniz (göremiyorsanız gerçekten durumunuz vahim demektir).

Notlara göz atarken

Notlar sitesine bakarken, görülüyor ki, Modern Türk Şiiri'nin kısmî felç geçirdiği noktalar var. Bu noktalar, neredeyse "yeniliklere küçük düşme pahasına" direnç gösterenlerle ilgili. Belki böyle bir antoloji bile yapılabilir: Modern Türk Şiiri'nde Yeni-Muhafazakarlar (*). Ve böyle bir antolojide, emin olabilirsiniz ki, sadece "sağcı" olarak bildiklerimiz yer almayacaktır.

Sizin deneysel şiir dediğiniz şey?

22. Mart 2016 - 19:01 - serkan ışın

karayazı - heves Polemiği.

Mehmet Öztek dergi sayfalarından e-posta gruplarına oradan da dedikodulara, oradan da yine dergi sayfalarına taşınan –bana göre aşırı gereksiz- bir tartışmalar zincirini esas alarak, Karayazı’ya bir cevap yazmış. Heves’in Nisan 2009 sayısında yayınlanan bu yazıdan benim kabaca anladığım birkaç şey var. Bunları paylaşmak isterim.

Mavi Ekran hatası olarak Yeni

Analojide elbette sınır yok ama birkaç gündür ben Modern Türk Şiiri'ni (evrensel şiir dünyası içinde olmak üzere) kendine özgü bir işletim sistemine benzetmeye başladım; eski, hantal ve durmadan hata üreten bir işletim sistemi. Bu kadim işletim sistemi yazıldığı, kurulduğu günden bugüne, neredeyse hiç güncellenmemiş, sadece birkaç büyük yama işleminden geçmiş gibi görünüyor. Bu analojinin birebir işlemesini sağlamak ve okurun kafasında ne demek istediğimi canlandırabilmek için önce, işletim sistemi nedir, ona bir göz atalım;

UT PİCTURE POĒSİS: ŞİİRİN GÖRME BİÇİMİ

Ahmet Bozkurt Hece, sayı: 142,Ekim 2008 s. 40-51

De ki: “Rabbimin sözleri(ni yazmak) için deniz mürekkep olsa ve yardım için bir benzerini (bir o kadarını) dahi getirsek, Rabbimin sözleri tükenmeden önce, elbette deniz tükeniverirdi. Kur’an-ı Kerim; Kehf, 109.

Dil döndürme

Görsel şiir tartışmaları için önnot

Biraz acele ederek buna “dili dolandırma” diyebiliriz. Anadolu’da “dolandırmadan söyle” diye bir ifade vardır. Dolandırarak söyleme ya meselenin özünü bilmemekten ya da özü gizlemek istemekten kaynaklanır, dolayısıyla bol malumatlı bir söylemedir.

Malumat çokluğunda meselenin özünün izini sürmek oldukça güçtür. Dil olmadık biçimde teknik bir yapıya evrilir. Bu teknik durum hesaplı, planlı bir retorikle besleneceğinden malumat durmadan kendisini üretmeye başlar. Giderek malumatın öngörüsü anlama hakim olur.

Yüceltme parodisi

Sahihlik sıkıntısı yaşayan herkes için “karşıtlık”lar sığınak olur. Yaşadığıyla, dünyada “işgal” ettiği yer’e karşılık gelemeyen herkes sahihlik sıkıntısı yaşar. Ne yazık ki insanın işgal ettiği yerin icbar ettiği bir yaşantı yoktur. Yer, sabırla aidiyet bekler. Aidiyet insanın işgal ettiği yeri korumasıyla mümkün olur. Bu koruma yer üzerinde nefsini tükettiğin nefesle serpilir, nefse ve yerin koruduklarına sirayet eder. Serpilme yetiştirici bir tohum gibi insanı barındıran şefkat bahçesine dönüşür.

YÜZYIL-SONU TÜRK ŞAİRİ

Yüzyıl-sonu Türk şairini bir kenara ayırmalıyız. Geçen yüzyılın -yani 20. yüzyıl- terimlerine ve söz dizimine o kadar batmış durumdayız ki, onun geçip gittiğini fark bile edemiyoruz. Daha 92 yıl daha içinde bulunacağımız bu yeni yüzyılı, ister kabul edelim, ister etmeyelim, bir öncekiden ayıran tonlarca farklı yönelim varken, bir şekilde o ayrımı henüz yapamadık.

Sayfalar