eleştiri etiketi ile yaftalanmış yazılar

Üretimden Soyutlanan Şair

Terza rima, tanka, Villanelle, Sestina, Buluntu Şiir, Gazel, Haiku, Ağıt, Naat, Cento, Balad vb. derken elimizde şiir tarihinin kolektif bilincini oluşturan yüklü bir biçim haznesi var. Elbette şiir tarihimizin şimdi önümüze sürdüğü yerli olan ile insanlık dil yetisi tarihinin büyük hazinesi şiir üzerinde öyle çok farklı şekillerde endam etmemiş, bunu fark ediyoruz. Fark ediyoruz da ne olmakta, neye yaramakta? Şiir üretiminin, tıpkı diğer üretimler gibi metalaştığı günümüz ortamında, bu biçimlerin ya da türün kendisinin eleştirilmesinin gerekliliğini fark ediyor muyuz?

4 Yıl 5 Ay Sonra..

2007 yılının Mart ayında siteyi -kimbilir hangi şekil ve umutlarla- . Bugünden o güne nelerin değiştiğine, geliştiğine ve artık işlevini yitirdiğine dair fikirlerimi siz sevgili okurlarla paylaşmak boynumun borcu gibi geldi bir an. Bu retrospektif bakışın -geriye doğru- bize ne kazandıracağından pek emin olmasam da..

Öncelikle şu ifadeleri dikkatinize sunuyorum:

Türk Şiir'i son 3 yıldır kötü yönlendirildi, ahmakça gündemlerle vakit geçirdi. Fakat tarafların kabaca "konvansiyonel" ile "deneysel" olarak ayrıldığını görmemek saflık olur.

Motive edilmiş gösterge ve deformasyon

sepp, birkaç gün önce isimli bir seri ekledi siteye. Bu seri ile ilgili ufak açıklamasında söyledikleri, bana motive edilmiş gösterge ile ilişkimizin bir noktadan sonra gerçekten ne kadar zor olduğunu, enerjisini bütünlemiş bir yapı ile girdiğimiz mücadelenin iletişim açısından ne kadar dirençli olabileceğini de hatırlattı.

"Deney" dendiğinde neden kulaklarım dikilmiyor artık

Çünkü onu klişe haline getirenler ile, ezbere deney diyenler arasında eleştirel bir zihniyet farkı görmüyorum. Yapılan tartışmalar deney, deneysellik, deneyim gibi kelimeleri bile içerdiğinde artık bana aşırı anlamsız geliyor. Deney, eylemin adından öte, bir marka olmaya başlamış gibi de. Hani bu peçeteye "selpak" demek gibi biraz. Tanıdık ve can sıkıcı bir şeylere benzemeye başlaması da ayrı cinslik. Bunun sebeplerini aşağıda sıralamaya çalışacağım, umarım ne dediğimi anlatmaya çalışabilirim;

Deney Deney Matitas, Matisse'in gözü tas

Şiir ortamında en nefret ettiğim insan tipi, ki çalıştığınız yerde, sınıfınızda, trafikte, maçta, otta, bokta, her bir yanda vardır böyleleri, risk almaktan korkan, futbol oynarken ayağına top bekleyen, gelen rakibe dalmayan, orta yapmayan, yapmadığında saçma bir hareket yapıp dışarı vuran, sonra yere tükürüp, kramponunu bağlama ayağına yatan, terlemeyen, yere düşmeyen, iri yarı rakibin boyuna bosuna bakıp çalım yiyen, paso ileride durup, asla kaleye geçmeyen, taç atarken topu göbeğinize doğru fırlatan kişilerdir.

Bir Kitap: İmgeyi Konuşturmak

İMGEYİ KONUŞTURMAK (İngiliz Yazınında Görsel Sanatlar) Özlem Uzundemir Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi / Sanat Dizisi

Türkçe 189 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 21 cm ISBN : 9786054238224 2010

"Edebiyat Tarihçiliğinin Süper Uzayı"ndan 3 kitap

Şiiri Yeniden Okumak (Bir Yapıçözümleme Girişimi) .. Akademik Kitaplar-İnceleme 328 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 21 cm ISBN : 9786055688110 2009 ... ...

Değer mi hiç, değer mi hiç?

Clouds are not spheres, mountains are not cones, coastlines are not circles, and bark is not smooth, nor does lightning travel in a straight line. ([w:Mandelbrot])

Görsel Şiir hakkında ısrarla öğrenmek istemediğimiz 5 gerçek

(Ya da başlayacaksınız, bunları bilin de gelin)

Akım mı, akın mı yoksa yolun sonu mu?

Görsel şiir konusu ortaya atıldığından beri, en çok şaştığım şeylerden bir tanesinin teorik ya da sözde olsa da, modern türk şiir kamusunun bir güzel kulağının üzerine yatabilmesi ve bazı konularda tam karşıt düşüncelere sahip cephelerle gönülden uzlaşabilmeyi kendine yedirebilmesi konusudur.

Sayfalar

eleştiri etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.