siber çağın müşterisi için şiirler

Yine Radikal kitapta, Gonca Özmen'in Murathan Mungan'ın yeni şiir kitabı "İkinci Hayvan"la ilgili eleştirel yazısı da ilginç... Gerçi Mungan son yıllarda değişik nedenlerle değişik eleştiriler alıyor biliyoruz ama yine de bu yazı -yazan açısından da- ilginç

Neden Vampir Hikayeleri Okuyor Olabilirsiniz?

Adnan Özer, kendince böyle bir liste düzenlemiş. Vampir kitapları, 1970'lerden bu yana yeniden ve ilk kez bu kadar yoğun bir şekilde yazılıyor (kitap, dizi, film de cabası). Sırf Twilight serisi tüm dünyada 40 milyon adetten fazla satmış durumda. Adnan Özer de bunu açıklamaya girişmiş. Yazı bu tür edebiyat hakkında baya bilgi veriyor, ama True Blood güzel dizi bak ona da laf ettirmem.

Vampir kitapları ve filmleri birkaç çekici unsura sahiptirler:

İstanbul'da trafiğe çıkacaklar, dikkat

Bugün "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" etkinliklerinin resmi açılış töreni yapılmış. Hoş, İstanbul'da yaşayanları etkileyecek tek yönünün trafiğe etkisi olduğunu düşünmüş olmalılar ki, medyadaki genel eğilim haberi "İstanbul'da trafiğe çıkacaklar, dikkat" şeklinde vermek oldu. Bir de, Kültür Başkenti'nde cinsel taciz önlemi haberleri vardı.

Salaklık derecenizi belirleyin..

Ömer Lekesiz, bir nevi salaklık testi hazırlamış. Yazdığı listede yer alan eylemlerden biri ya da birkaçını eğer yaptı iseniz, salak, duble-salak, tripleks salak ya da quadratik salak olabilirsiniz. Listeden birkaç önerme;

  • Ceplerindeki şiirleri banknotla değiştirmeyenler, salaktır.
  • Dergicilik ve müteahhitlik zincirlerinin ucunu milletin vekili sıfatıyla Meclis koltuğuna bağlamayanlar, salaktır.
  • Devlet, banka, holding, belediye, vakıf imkanlarını kullanmadan sanat yapanlar, salaktır.

Felsefik

Yaşama sanatının deneyimlerini kamunun da yararlanması için sunacak kadar da cömerttir Hülya Avşar; işte bu yüzden bir kitap yazmaya başlamıştı geçen yıl. Ancak, anlaşıldığına göre pre-test okumalarından hayli şikâyetçi. Yakınları anlamıyormuş kitabını: Habertürk’teki programında şikâyet etmiş: “Kitap biraz felsefik oldu. Okuyan üç kişiden ikisi anlamıyor,” demiş. Biraz fazla derin konulara girdiğini itiraf eden Hülyamız Avşar; kitapta kendisiyle ilgili duygusal tecrübelerini de anlattığını belirterek: “Ben okuduğumda hop gidiyor...

uçlarda yaşayanlar, uçmaya meyillidirler.

Hepimiz haberdarız bu konudan sanırım. Şu aşağıdaki sözleri mimlememin nedeni, konuyu başa sarmak da değil aslında. Ama bir "kurtarma operasyonu" gibi düzenlenen bu tür şeylerden de rahatsızım. Çünkü kurtarmak bir yana bence aksini de yapıyor. Hiç de onaylamadığımız/onaylamayabileceğimiz düşünceleri söz konusuyken bir uçta şiiri yok sayılıyor, diğer bir uçta da bu düşünceleri çoğunluk olarak savunmak mümkün değilken şiirleri üzerinden savunma yapılıyor. İkisi de kötü...