E-kitap Öğrenemiyoruz!

20. Mart 2016 - 13:20 - zcb

2 yıl önce "E-kitap Öğreniyorum" isimli bir yazı yazmıştım. Bahsettiğim cihaz, 300 mhz işlemcisi ile raflardan birinde duruyor. Kendisi hala gözde bir cihaz olarak da satılıyor sağda solda. Fakat 2 yılda nerede ise "antika" kıvamına erişti. Kaldı ki zaten uygun bütçeli olanlar içinde bile kolay kolay bu kadar düşük özelliklere sahip bir tablet bulamıyorsunuz.

"Deney" dendiğinde neden kulaklarım dikilmiyor artık

Çünkü onu klişe haline getirenler ile, ezbere deney diyenler arasında eleştirel bir zihniyet farkı görmüyorum. Yapılan tartışmalar deney, deneysellik, deneyim gibi kelimeleri bile içerdiğinde artık bana aşırı anlamsız geliyor. Deney, eylemin adından öte, bir marka olmaya başlamış gibi de. Hani bu peçeteye "selpak" demek gibi biraz. Tanıdık ve can sıkıcı bir şeylere benzemeye başlaması da ayrı cinslik. Bunun sebeplerini aşağıda sıralamaya çalışacağım, umarım ne dediğimi anlatmaya çalışabilirim;

-

    Nasıl okuyoruz?

    Günlük tarzı yazılar yazmak ya da okuma notlarını yayımlamak (giderek bu notları yayımlamak için tutmaya dönüşse de)çok yaygın. Hemen hemen her dergide günlük, gezi notları, okuma notları görmek mümkün. Varlık'ın Haziran sayısından paralel konulu iki not:

    Gültekin Emre Şiir Günlüğü'nde demiş:

    Türk şiiriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

    [w:İstanbul Şiir Festivali] konuk şairlerinden [w:Nuala Ni Dhomhnaill]'a (İrlanda) sormuşlar. Meğer şairin 1999'da Metis Yayınları'ndan çıkan Denizkızı Hastanede adlı bir ([w:seçme şiirler]) kitabı da varmış.

    Türk şiiriyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Türk şiirinin ve edebiyatının ülkenizde yeteri derecede bilindiğine inanıyor musunuz?

    fuck fuck fuck

    Dilsel başkaldırının başka bir şekli de "müstehcenliğin" sistematik kullanımıdır. Bunun varsayılan siyasi potansiyelinden söz etmiştim. Bugün bu potansiyel artık etkinliğini yitirdi. Müstehcenliği gayet kolay kaldıran bir düzene seslenen bu dil, radikal olanı, bir yere ait olmayanı daha fazla belirleyemez. Dahası, standartlaştırılmış müstehcen dil, baskıcı desüblimasyondur. Saldırganlığın kolay yoldan (vekaleten de olsa) tatmini, kolayca cinselliğin kendisine karşı bir tavır halini alabilir.

    Pop-star yoksa, Şair verelim? (vidyolu)

    Haber aslında, yarışmanın tanıtımı için biçilmiş kaftan. 1.3 milyon dolar ödüllü şiir yarışması (sonuçta bir şairin ömrü hayatında eline geçebilecek parayı düşündüğümüzde) Abu Dabi'de devam ediyor. Detaylarına az çok şuradan da vakıf olabileceğiniz yarışmada, son gelen haberlere göre, şiiri yüzünden bir finalist ölüm fetvası ile ödüllendirilmek üzere. Muhabiriniz Arap Yarımadası'ndan bildiriyor..

    Yayıncılık

    ABD'de yayıncılar "Tweet'i telif hakkı ile koruyabilir misiniz?" konulu bir panel düzenlemişler, panelde yayıncıların yavaş hareket eden, yavaş gelişen ("retarde") insanlar olduğundan filan söz edilmiş.

    Daha enteresanı şöyle bir saptamada bulunulmuş:

    "Yayıncılar ancak çaresiz oldukları zaman yenilikçidir."

    Türkiye'de yayıncılar aynı punto aynı karakterden bile zerre kımıldamadıklarına göre, pek çaresiz değiller..