Gündem Tuhaflıkları etiketi ile yaftalanmış yazılar

E-kitap Öğrenemiyoruz!

2 yıl önce "" isimli bir yazı yazmıştım. Bahsettiğim cihaz, ile raflardan birinde duruyor. Kendisi hala gözde bir cihaz olarak da satılıyor sağda solda. Fakat 2 yılda nerede ise "antika" kıvamına erişti.

"Deney" dendiğinde neden kulaklarım dikilmiyor artık

Çünkü onu klişe haline getirenler ile, ezbere deney diyenler arasında eleştirel bir zihniyet farkı görmüyorum. Yapılan tartışmalar deney, deneysellik, deneyim gibi kelimeleri bile içerdiğinde artık bana aşırı anlamsız geliyor. Deney, eylemin adından öte, bir marka olmaya başlamış gibi de. Hani bu peçeteye "selpak" demek gibi biraz. Tanıdık ve can sıkıcı bir şeylere benzemeye başlaması da ayrı cinslik. Bunun sebeplerini aşağıda sıralamaya çalışacağım, umarım ne dediğimi anlatmaya çalışabilirim;

Nasıl okuyoruz?

Günlük tarzı yazılar yazmak ya da okuma notlarını yayımlamak (giderek bu notları yayımlamak için tutmaya dönüşse de)çok yaygın. Hemen hemen her dergide günlük, gezi notları, okuma notları görmek mümkün. Varlık'ın Haziran sayısından paralel konulu iki not:

Gültekin Emre Şiir Günlüğü'nde demiş:

Türk şiiriyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

[w:İstanbul Şiir Festivali] konuk şairlerinden [w:Nuala Ni Dhomhnaill]'a (İrlanda) sormuşlar. Meğer şairin 1999'da Metis Yayınları'ndan çıkan adlı bir ([w:seçme şiirler]) kitabı da varmış.

Türk şiiriyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Türk şiirinin ve edebiyatının ülkenizde yeteri derecede bilindiğine inanıyor musunuz?

fuck fuck fuck

Dilsel başkaldırının başka bir şekli de "müstehcenliğin" sistematik kullanımıdır. Bunun varsayılan siyasi potansiyelinden söz etmiştim. Bugün bu potansiyel artık etkinliğini yitirdi. Müstehcenliği gayet kolay kaldıran bir düzene seslenen bu dil, radikal olanı, bir yere ait olmayanı daha fazla belirleyemez. Dahası, standartlaştırılmış müstehcen dil, baskıcı desüblimasyondur. Saldırganlığın kolay yoldan (vekaleten de olsa) tatmini, kolayca cinselliğin kendisine karşı bir tavır halini alabilir.

Görsel şiir dinletisi

rastladığım bir haber:

"İskenderun Belediyesi Kent Konseyi, tarih, Kültür ve Sanat Çalışma Grubu Etkinliği çerçevesinde görsel şiir dinletisi gerçekleştirecek. Güneyli şair olarak bilinen Rıza Polat Akkoyunlu ile Cahit Sıtkı Tarancı gibi şiir ustaları söz konusu dinletiyle anılmış olacak.

Fahrettin Dönmez’in sunacağı dinletiye, İskenderun Musiki Derneği’de müzik sunumu yapacak.

Pop-star yoksa, Şair verelim? (vidyolu)

Haber aslında, yarışmanın tanıtımı için biçilmiş kaftan. 1.3 milyon dolar ödüllü şiir yarışması (sonuçta bir şairin ömrü hayatında eline geçebilecek parayı düşündüğümüzde) Abu Dabi'de devam ediyor. vakıf olabileceğiniz yarışmada, son gelen haberlere göre, şiiri yüzünden bir finalist ölüm fetvası ile ödüllendirilmek üzere. Muhabiriniz Arap Yarımadası'ndan bildiriyor..

Yenilik Edebiyatı

Enis Batur söylüyor, ben birkaç kendimce can alıcı yeri alıntılıyorum, .. Ama çerçeve budur. Keşke herkes değil ama bilhassa Enis Batur gibi bir şair böyle düşünmeseydi... Neyse, sonraya bırakayım düşüncelerimi, 11 Şubat 2010 Perşembe sabahı ülkemizde bakış budur:

En Pahalı 100 Türk Tablosu

Sanat Ekonomisi konusu bir yandan tüm hızıyla devam ediyor. ... Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Aylin Seçkin ve İsviçre KOF Economic Institute öğretim üyesi Erdal Atureken'in 2005-2009 yıllarını kapsayan Türkiye'de yapılan müzayedelerde satılan tablolar üzerine bir çalışma yapmışlar ve 13 bin eser ve 79 müzayede analizi sonucunda en pahalı 100 tablosunu seçmişler. ... detayları da içeriyor. ...

Sayfalar

Gündem Tuhaflıkları etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.