Buradasınız

Teoriya etiketi ile yaftalanmış yazılar

Post Normal Bilim (PNB)

Kemal Tekin tarafından 31. Ağustos 2009 - 18:18 tarihinde gönderildi

Finans Politik, Ekonomik Yorumlar Dergisi’nin, Mart-2009 tarihli sayısında, Adnan Menderes Üniversitesi, Öğretim Üyeleri’nden Mustafa Demirci “Ekolojik ekonomi sürdürülebilirlik tartışmaları” bağlamında Funtowicz ve Ravetz tarafından 90’lı yıllarda ortaya atılan bir bilimsel tezden yola çıkar.

Kaybolduğumuzda daire çiziyoruz

har tarafından 23. Ağustos 2009 - 14:09 tarihinde gönderildi

Almanya'da Jan Souman ve Marc Ernst adlı araştırmacılar, ilk defa insanların nereye gittiğine dair fikri olmadığı zaman nereye gittikleri araştırmış. Sahara Çölü'nde ve Almanya'daki Bienwald ormanında, araştırmaya katılan gönüllülerin nereye gittikleri gözlemlendiğinde, sadece güneş ve ay görülebilirken araştırmaya katılanların düz bir çizgi halinde yürüyebildiğini ortaya çıkmış, ay ya da güneş kaybolduğunda yürüyüşçüler fark etmeden daire çizmeye başlamışlar.

Ses ve görüntüler aynı sinir hücresine sahip

serkan_isin tarafından 18. Ağustos 2009 - 11:24 tarihinde gönderildi

Sözlü Kültür, Yazılı Kültür ve Basılı kültür olarak ayırdığımdan beri böyle bir haberi de bekliyordum bak. Habere göre;

Beyinde ses ve görüntülerin aynı sinir hücresi koduna sahip olduğu ortaya çıktı.

Araştırmaya imza atanlardan Marc Schonwiesner, beynin sesleri ve farklı görüntüleri kodlamak için aynı yöntemi kullandığını belirtti. Schonwiesner, kişinin aynı nesneye ait sesi ve görüntüleri daha kolay birleştirdiğini de ifade etti.

Dünya Düz Kardeşim, öyle yuvarlak falan değil!

televarolus tarafından 4. Mart 2009 - 16:23 tarihinde gönderildi

1956 yılında Samuel Shelton tarafından kurulan "Critics of the Flat Earth Society" bir gezegen olarak dünyanın basık bir küre şeklinde olduğunu değil, düz olduğunu iddia ediyor ve buna da inanıyor. 1956'larda bunları söylerken, bilim adamlarının dogmatik davrandığını, dünyanın asla küre şeklinde olmadığını söylemiş. Kendisine uydu resimleri gösterildiğinde de "bunlar feyk!" diye reddetmiş. 1971 yılında bu büyük ve önemli insan ölünce yerine Charles Johnson geçmiş. 2001 yılına kadar da o devam ettirmiş kulübü.

Söylenemeyen seslerin gösterilmesi

aliomer tarafından 30. Kasım 2008 - 20:15 tarihinde gönderildi

Dili bir ifade aracı olarak görmekten hiç değilse bir adım öteye geçmek gerekiyor. Dil, konuşma ve yazmaya sığdırılamaz. Herhangi bir sözlük toplamıyla da sınırlanamaz. Konuşma ve yazma çıkarılabilen sesler ve bilinebilen sembollerle sınırlıdır. Genellikle bu bize anlamı iletme iktidarı vermez. Doğrusu burada bizim bir iktidarımızın olabileceği de kuşkuludur. Burada ses çıkarabilmedeki başarımız ve sembollerle bağlantımız da etkilidir. Sesi nasıl çıkarabiliyor, sembolleri nasıl bir ilişkilendirmeyle sunabiliyorsak ilettiğimiz o [kadar] olacaktır.

Holografik Şiir ve Algısal Dizim

bibliobot tarafından 14. Ekim 2008 - 23:52 tarihinde gönderildi

Holografik şiir projesi, [[holograf]]ik süreç aracılığıyla oluşturulmuş soyut ve metinsel yığınların beklenmedik olasılıklarının kullanıldığı yeni bir şiirsel dil yaratmaktadır. Günümüzün şiirsel anlatımının ana sorunu (harflerden tutun cümlelere kadar) yapısal birimlerden kaynaklanan bir sorun değil, artık tek bir çizgi üzerinde düzenlenmeyen (“işaretlerin boyutsuz akışı” – Max Bense) ya da düz bir yüzey üzerinde yapılandırılmayan (“bir metinsel yüzey” - Bense) bir sözdizimi sorunudur.

Marcel Duchamp ve Ready-Made

bibliobot tarafından 9. Ağustos 2008 - 9:46 tarihinde gönderildi

Daha 1913'te, bisiklet tekerleğini mutfak taburesine takmak ve onun dönüşünü seyretmek gibi eşsiz bir düşünceye kapılmıştım.

Birkaç ay sonra ucuza bir kış akşamı manzarası satın aldım, ufka biri kırmızı öbürü sarı iki küçük tuş vurduktan sonra resmi "Eczane" diye adlandırdım.

1915'te New York'ta bir hırdavatçıdan kar küreği satın aldım, üstüne de "Kol Kırılmasına Karşı" diye yazdım.

Söz konusu sunuş biçimini adlandırmak için Ready-made sözcüğünü kullanmak işte o sıralarda aklıma geldi.

görsel şiirde bir imkan olarak Tamga

har tarafından 23. Nisan 2008 - 19:44 tarihinde gönderildi

Batılı araştırıcılar tarafından, kaya sanatı, görsel şiirin en eski ataları olarak görülmektedir. Bu bağlamda, Şan Budistlerinin ve Taoist monk şiirleri, Çin dağlarına nakşedilmiş olarak bulunmuş ve Çin ideogramları bu kaya yazı-resimleri ile birlikte incelenmiştir. Keltik'teki objelerin üzerinde bulunan kaya sanatı motifleri de sembolik önyazıya evrildiği düşünülerek mercek altına alınmıştır.

Sayfalar

Teoriya etiketi ile yaftalanmış yazılar beslemesine abone olun.